Bergüzar Korel ve Halit Ergenç Fan Sitesi

BİZİM CAFE
=> Haberler => Konuyu başlatan: inci üzerinde 03 Mart, 2010, 01:03:54



Konu Başlığı: Türkiye'den Haberler
Gönderen: inci üzerinde 03 Mart, 2010, 01:03:54


2.3.2010
milliyet.com

 
İstanbul ve Ankara'da elektrik kesintisi


Adalar ve Şile’de yarın (3 Mart Perşembe) ve 4 Mart Perşembe günü bazı semtlere elektrik verilemeyecek.

Anadolu Yakası Elektrik Dağıtım A.Ş’den yapılan açıklamada, Ada ve Şile işletme müdürlükleri bünyesindeki trafo merkezlerinde bakım ve onarım çalışması yapılacağı bildirildi.

Bu kapsamda yarın Heybeliada’da 09.00-16.00 saatleri arasında; "İSKİ Pompa İstasyonu, Ayyıldız Caddesi’nin tamamı ile Orhan ve Zeybek sokaklar ve civarı", Şile’de 4 Mart Perşembe günü 08.00-16.00 saatleri arasında; "Avcıkoru, Üvezli, Kervansaray, Kömürlük, Ulupelit, Oruçoğlu, Bıçkıdere, Yeni Darlık, Artvinliler, Kızılcaköy, Meşrutiyet, Yeşilvadi, Kalealtı köyleri" elektrik alamayacak.

ANKARA'DA ELEKTRİK KESİNTİSİ

Bakım, onarım, tesis ve arıza giderme çalışmaları nedeniyle, 5 Mart'ta Ankara’nın Çankaya ve Altındağ ilçelerinin bazı yerlerine elektrik verilemeyecek.

Başkent Elektrik Dağıtım A.Ş’den yapılan yazılı açıklamaya göre, 5 Mart Cuma günü Çankaya ilçesine bağlı İncesu Caddesi 146 numara ve civarı 09.00-14.00 saatleri arasında elektrik alamayacak.

Altındağ ilçesine bağlı Altındağ Mahallesi Hazım Körmükçü Sokak’ta da 09.00-14.00 saatleri arasında elektrik kesintisi uygulanacak.


Konu Başlığı: Ynt: Türkiye'den Haberler
Gönderen: inci üzerinde 03 Mart, 2010, 23:03:24

3 Mart 2010 -Hürriyet


Manga Eurovison’da ‘Aynı Olabiliriz’i söyleyecek 

Türkiye’yi temsil etmek üzere TRT tarafından görevlendirilen Manga'ın Eurovision şarkısı belli oldu.

İŞTE EUROVISION ŞARKIMIZ / WEB TV
http://webtv.hurriyet.com.tr/category.aspx?cid=3&vid=4595&bid=1     

İngilizce olarak hazırlanan 'We Could Be The Same'  (Aynı olabiliriz")adlı şarkı, küresel mesajlar da içeriyor. Şarkının tanıtımından sonra yoğun bir tempoya girecek olan Manga, önce 27 Mayıs’ta yarı finalde, geçmesi halinde de 29 Mayıs’taki büyük finalde Türkiye’yi temsil edecek.

Norveç’in başkenti Oslo’da 25-29 Mayıs tarihlernde düzenlenecek 55. Eurovizyon Şarkı Yarışması’nda ülkemizi temsil edecek olan Manga grubu seslendireceği “We Could Be The Same - (Aynı Olabiliriz)” adlı İngilizce şarkısını dün tanıttı. TRT’nin Tepebaşı stüdyolarında önceki gün düzenlenen basın toplantısında üç şarkı arasından TRT komisyonu tarafından seçilen WE COULD BE THE SAME (AYNI OLABİLRİZ) şarkısının tanıtımında TRT Genel Müdür İbrahim Şahin’de katılarak maNga Grubu’na desteklerini ve ülkemizi temsil etmelerinden dolayı teşekkürlerini iletti.  İbrahim Şahin, “Gönlümden geçen şarkının Türkçe olması idi. Fakat yönetimim döneminde hiçbir şekilde sanatçıların şarkılarında seçtikleri dile karışmayacağım. Başarılar diliyorum” dedi.

Sahne şovu tasarım aşamasında

Grubun solisti Ferman Akgül ise sahne şovu ve kıyafetlerin henüz tasarım ve fikir aşamasında olduğunu belirtip şöyle dedi: “Sahne için bizde merakla bekliyoruz. Aslolan bu 5 kişidir ve kimsenin önüne geçilmeyecek bir sahne şovu olacaktır. Tarzda sıkıntı olacağını düşünmüyorum.” Bu sözler üzerine Genel Müdür Şahin, “Benim gibi kravat takmayacaklar” diye espri yaptı. “Bizim için başarı oraya iyi bir şarkı ile gidip Türkiye’yi temsil etmektir” diyen Ferman Akgül’ün “Altıncı olmayı hayal ediyoruz” esprise de salondakileri kahkahaya boğdu.

Derece alacağız

TRT Genel müdürü İbrahim Şahin “Manga’yı, internet sitemizde yapılan ankette en fazla oy almaları nedeniyle seçtik. 29 Mayıs gecesi iyi bir derece alacağımızdan şüphem yok” dedi.

İŞTE maNga’NIN SÖZLERİ

WE COULD BE THE SAME

You could be the on in my dreams
You could be much more than you seem
Anything I’ve wanted in life
Do you understand what I mean?
I can see that this could be hate
I can love you more than they hate
Doesn”t matter who they will blame
We can beatthem at their own game
I can see it in your eyes
I doesn’t come as’a suprise
I’ve seen you dancing like a star
No matter how different we are
For all this time
I’ve been loving you
Don’t even know your name
For just one night
No matter what they say
And feel I’m turning the page
And I feel the world is a stage
I don’t think the drama will stop
I don’t think they’ll give up the rage
But I know the world could be great
I can love you more then they will blame
Doesn’t matter who they will blame
We can beat them at their own game

AYNI OLABİLİRİZ

Rüyalarımda gördüğüm O sen olabilirdin
Göründüğünden çok daha fazlası,       
Hayatta istediğim her şey olabilirdin
Ne demek istediğimi anlıyor musun?
Bunun kader olabileceğini görüyorum
Seni onların senden nefret ettiğinden daha fazla sevebilirim
Kimi ayıpladıkları önemli değil
Onların kendi oyunlarında yenilebiliriz
Bunu gözlerinde görüyorum
Bu bir sürpriz değil
Seni bir yıldız gibi dans ederken gördüm
Ne kadar faklı olduğumuz önemli değil
Bunca zamandır
Seviyorum seni
İsmini bile bilmiyorum
Sadece bir geceliğine
Aynı olabiliriz
Ne derlerse desinler fark etmez
Yeni bir sayfa açtığımı hissediyorum
Dünyanın bir sahne olduğunu hissediyorum
Dramın sona ereceğini düşünmüyorum
Hiddeti bırakacaklarını düşünmüyorum
Ama dünyanın muhteşem olabileceğini biliyorum
Seni onların senden nefret ettiğinden daha fazla sevebilirim
Kimi ayıpladıkları önemli değil
Onları kendi oyunlarında yenebiliriz
 


Konu Başlığı: Ynt: Türkiye'den Haberler
Gönderen: nelke üzerinde 04 Mart, 2010, 00:03:02
Begendim Mangonun sarkisini ,umarim iyi yerlere layik gorulur. Mor ve Otesinin Delisine bayiliyordum,simdide o sarkilarini severek dinliyordum


Konu Başlığı: Ynt: Türkiye'den Haberler
Gönderen: ARZUM üzerinde 07 Mart, 2010, 18:03:15
             (http://img22.imageshack.us/img22/6509/logohurriyet.gif) / 7 Mart 2010

                        Cepteki radyasyona son

   
  Bursa Sağlık Fuarı'nda, özellikle konuşma sırasında cep telefonunun yaydığı radyasyonu yüzde 97'ye varan oranda azalttığı belirtilen alaşımlı metalden yapılan ince aparat ilgi gördü.

Bursa Sağlık Fuarı'na katılan bir firmanın satış pazarlama müdürü Fevzi Çakmak, cep telefonlarının yaydığı radyasyonun beyin rahatsızlığı başta olmak üzere birçok hastalığa yol açtığının araştırmalarla kanıtlandığını söyledi.

Yaklaşık 4 yıl önce Finlandiya'da bir firma tarafından cep telefonlarının yaydığı radyasyondan koruyan küçük bir aparat geliştirildiğini ifade eden Çakmak, şöyle konuştu:

“Bu alaşımlı metalden yapılan ince aparat, cep telefonunda bataryanın alt kısmına yerleştiriliyor. Yapıştırılmayan ürünün antene yakın olması gerekiyor. Aparat, konuşma ve taşınması sırasında cep telefonunun yaydığı radyasyonu yüzde 97'ye varan oranda azaltıyor. Azalttığına dair yapılan araştırmalar var. ABD, Rusya ve AB'de yaygın kullanılıyor. Kalite ve güvenlik standartlarına tamamen uygun. Dünyada 4 yıldır kullanılan ürünü ilgili bakanlıklardan aldığımız izinle ithal ediyoruz.”

Çakmak, Türkiye'de başlangıçta insanların bu aparatın etkisine fazla inanmadığını ancak daha sonra kullanıcıların memnuniyeti üzerine satışlarının arttığını belirterek, “Eczane ve telefoncularda 30 liradan satılıyor. Ömür boyu kullanılabiliyor. Fuarda en fazla ilgi gören ürünler arasında yer aldı. Magnetik dalga önleyici olarak satılan bu ürünümüz bütün cep telefonlarına takılabiliyor” diye konuştu.


Konu Başlığı: Ynt: Türkiye'den Haberler
Gönderen: inci üzerinde 08 Mart, 2010, 09:03:29


                  SON DAKİKA

güncellenme zamanı 05:04 | 8.3.2010 -Milliyet

Elazığ'da şiddetli deprem!

Elazığ'da meydana gelen depremde ölü sayısı sürekli artıyor. Sabaha karşı meydana gelen depremin bilançosu ağırlaşıyor. Kovancılar Belediye Başkanı Bekir Yanılmaz, ölü sayısının 38 olduğunu söyledi.

Elazığ'da şiddetli bir deprem meydana geldi. Merkez üssü Karakoçan olarak açıklanan depremin şiddetinin 6,0 olduğu açıklandı.

Elazığ'da sabaha karşı merkez üssü Başyurt İlçesi, Karakoçan Köyü olan Righter ölçeğine göre 6.0 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Büyük paniğin yaşandığı deprem sonrası halk sokaklara çıktı. Depremin merkez üsüne yakın yerleşim yerleriyle irtibat kurulmaya sağlanıyor.

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitü'sünün tespitlerine göre bugün saat 04.32'de Elazığ'da merkez üssü Başyur İlçesi'nin Karakoçan Köyü olan Righter ölçeğine göre 6.0 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Elazığ kent merkezi ve ilçelerinin yanı sıra Tunceli ve Diyarbakır'da da hissedilen deprem sonrası büyük panik yaşandı. Sarsıntıyla birlikte yataklarından fırlayan vatandaşlar, kendilerini sokaklara attı. Depremin merkez üsüne yakın yerleşim yerleriyle irtibat kurulmaya sağlanıyor.

YAKLAŞIK 1 DAKİKA SÜRDÜ

 Elazığ'da merkez üssü Karakoçan İlçesi'ne bağlı Başyurt Beldesi olan 6.00 büyüklüğündeki depremin yaklaşık bir dakika sürdüğü belirtildi. Karakoçan'a sınır olan Kovancılar İlçesi'ne bağlı ismi henüz öğrenilemeyen bir köyde iki evin yıkıldığı duyumu alındı. Ancak bu bilginin yetkililerce henüz doğrulanmadığı belirtildi. Büyük paniğe neden olan depremde şu ana kadar ölü ve yaralının olmadığı ifade edildi.

KOVANCILAR KÖYÜ'NDE ÖLÜ SAYISI 17'YE ÇIKTI

 Depremde evlerin büyük bölümünün yıkıldığı Elazığ'ın Kovancılar İlçesi'ne bağlı köylerde kurtarma ve enkaz kaldırma çalışmaları devam ederken, ölü sayısı 17'ye çıktı. Günün ağarmasıyla birlikte Okçular ve Yukarı Kanatlı köylerinde evlerin büyük bölümünün yıkıldığı görüldü.

Okçular başta olmak üzere yıkım olan köylere sevk edilen AKUT ve Sivil Savunma ekipleri kurtarma çalışmalarını sürdürürken, ölü sayısının artabileceği belirtildi.

YARDIM EKİPLERİ GÖNDERİLDİ

Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından saat 07.30 sıralarında yapılan açıklamada, depremde Okçular, Yukarı kanatlı ve Kayalı köylerinde 17 kişinin yaşamını yitirdiği açıklandı.

Açıklamada bölgeye Malatya, Erzurum, Diyarbakır ve Bingöl'den Sivil Savunma ekiplerinin sevk edildiği belirtildi. Ayrıca Kızılay'ın 100 çadır ve 100 battaniye ile bir mutfakla bölgeye ulaştığı, AKUT ekiplerinin de sivil savunma ekipleri ve jandarma ile enkaz kaldıdrma çalışmalarına katıldığı kaydedildi.

Elazığ Belediye Başkanı Süleyman Selmanoğlu, depremde en büyük yıkımın meydana geldiği Okçular Köyü'ne araç ve gereçlerin yanısıra temiz su, kurtarma araçları ve 11 kişilik bir kurtarma ekibinin sevk edildiğini bildirdi.


ARTÇI ŞOKLAR DEVAM EDİYOR

Elazığ'da bu sabaha karşı saat 04.32'de meydana gelen 6.0 büyüklüğündeki depremin ardından bölgede artçı sarsıntılar devam ediyor.

Karakoçan İlçesi'ne bağlı Başyurt Beldesi'nde yaklaşık bir dakika süren 6.0 büyüklüğündeki depremin ardından bölgede saat 06.43 itibariyle, en küçüğü 2.6 en büyüğü ise 4.1 büyüklüğünde toplam 22 artçı sarsıntı meydana geldi.

PALU'DA 4.1 BÜYÜKLÜĞÜNDE ARTÇI

Elazığ'da merkez üssü Karakoçan İlçesi'ne bağlı Başyurt Beldesi olan 6.0 büyüklüğündeki depremin ardından artçı sarsıntılar devam ediyor.Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü'nün tespitine göre Palu İlçesi Gökdere Köyü'nde saat 05.14'te 2.8, 05.17'de 2.6, saat 05.20'de ise 4.1 büyüklüğünde iki deprem daha meydana geldi.6 büyüklüğündeki depremin meydana geldiği Karakoçan İlçesi'nde ise saat 05.12'de 2.8, saat 05.15'te ise 2.9 büyüklüğünde iki sarsıntı yaşandı.



Konu Başlığı: Ynt: Türkiye'den Haberler
Gönderen: inci üzerinde 12 Eylül, 2010, 17:09:08

12 Eylül 2010 - HÜRRİYET/ SPOR - Basketbol

(http://img827.imageshack.us/img827/7660/11518417.jpg) (http://img827.imageshack.us/i/11518417.jpg/)

12 Dev Adam tarih yazıyor


Başardık... 12 Dev Adam, 2010 Dünya Basketbol Şampiyonası yarı final maçında Sırbistan'ı 83-82'lik skorla mağlup etti ve finale adını yazdırdı. Millilerimizin finaldeki rakibi ise Amerika Birleşik Devletleri.

Maça hızlı başlayan Sırbistan oldu. Karşılaşma boyunca skor üstünlüğünü onlar elinde tuttu ama oyun üstünlüğü bizeydi. Bunu da son 5 saniyede gösterdik. Kerem Tunçeri'nin turnikesi ile skor 83-82 oldu ve gerğye yalnızca 0.5 saniye kaldı. Bu zaman diliminde de Sırplar sayı bulamayınca 12 Dev Adam adını finale yazdırdı ve altın madalyaya bir adım daha yaklaştı.


RAKİBİMİZ ABD
Günün ilk yarı final maçında ABD, Sinan Erdem Spor Salonu'nda oynanan maçta Litvanya'yı 89-74 mağlup ederek finale yükselen ilk takım oldu. 12 Dev Adam da Sırbistan'ı 83-82 yendi ve finalde kendisi gibi namağlup olan ABD ile eşleşti. Bu dev final yarın akşam saat 21.30'da Sinan Erdem Spor Salonu'nda.

MİLLİ TAKIMA MARŞLARLA DESTEK
Sinan Erdem Spor Salonu'nu dolduran Türk basketbolseverler, milli takımı “Dağ başını duman almış” marşıyla coşturmaya çalıştı. Türk taraftarlar karşılaşmanın ikinci ve üçüncü periyotlarında, geride bulunan milli takıma destek vermek için “Dağ başını duman almış” marşını söyledi.

MAÇIN EN SKORERİ HİDAYET OLDU

DEVRE ARASINDA ATHENA ÇIKTI
Karşılaşmanın devre arasında Athena grubu şarkı söyledi. Athena grubu üyeleri, saha ortasında milli takım için besteledikleri “12 Dev Adam” şarkısını söyledi.

İKİNCİ YARIYA 10. YIL MARŞIYLA ÇIKTILAR

Karşılaşmanın ikinci yarısı başlarken salonda “10. Yıl Marşı” çalındı. Türk taraftarlar, ayağa kalkarak, marşa eşlik edip, milli takıma destek verdi.

ÖMER ONAN VE SEMİH, TRİBÜNÜ HAREKETLENDİRDİ

Maçın 3. periyodunda Ömer Onan'ın attığı basketle beraberliği yakalayan Türkiye'de, Ömer ve Semih Erden tribününü hareketlendirdi. Ömer Onan'ın attığı 3 sayılık basketle 46-46 beraberliği yakalayan milli takımda, Ömer Onan ve Semih Erden, taraftarlara dönerek, daha fazla destek vermelerini ister şekilde el işareti yaptılar. Bunun üzerine ayağa kalkan taraftarlar, millileri alkışladı.

(http://img831.imageshack.us/img831/4725/1sevin11.jpg) (http://img831.imageshack.us/i/1sevin11.jpg/)

“BİZLER İNANDIK, SİZLER DE İNANIN”
Karşılaşmanın 3 periyodunun sonunda Türkiye, beraberliği sağlayınca Türk taraftarlar ayakta tezahürat yapmaya başladı. Üçüncü periyodun bitimine 2 dakika 28 saniye kala Türkiye, Sırbistan ile 56-56 beraberliği sağlarken, Türk taraftarlar ayağa kalkıp, hep birlikte “Bizler inandık, sizler de inanın, bu maçı alın” tezahüratları yaptı. Maçın 4. periyodu öncesi tribünlerde “Meksika Dalgası” yapıldı. Karşılaşmanın 4. periyodunun başında pota altı mücadelesinde Kerem Gönlüm, Velickovic ile tartıştı. Araya giren diğer basketbolcular, iki oyuncuyu sakinleştirdi. Maçın bitimine 1 dakika 18 saniye kala pota altı mücadelesinde Ömer Aşık'a faul yapan Teodosic'e milli oyuncular ve kenar yönetimi büyük tepki gösterdi. Ömer, faulden sonra oyuna devam edemezken, faul atışlarını Ender kullandı.

SON ANLAR ÇOK HEYECANLI GEÇTİ
Karşılaşmanın son anlarında büyük heyecan yaşandı. Türkiye, bitime 1 saniye kala Kerem Tunçeri'nin attığı basketle 83-82 öne geçerken, milli oyuncular sahada galibiyet sevinci yaşamaya başladı. Ancak hakemler, son 5 salisede Sırbistan'ın mola aldığını belirterek, maçın bitmediğini söylediler. Son 5 salisede orta sahadan topu kullanan Sırbistan, başarılı olamadı ve milliler tarihinde ilk kez finale çıktı.

8 MAÇTA 8 GALİBİYET
Grup maçlarını 5 maçta 5 galibiyetle yenilgisiz lider olarak tamamlayan Türkiye, 2. turda Fransa, çeyrek finalde de Slovenya'yı yenerek, yarı finale çıktı. Yarı finalde de Sırbistan'ı mağlup eden (A) Milli Takım, yenilgisiz olarak finale çıktı. Şampiyonada 2. tur ve çeyrek finalde rakip potalara 95 sayı gönderen Türkiye, Sırbistan'a 83 sayı atarken, şapiyonada ilk kez potasında 82 sayı gördü. Türkiye'nin 2010 Dünya Şampiyonası'nda şu ana kadar yaptıkları maçlar ve sonuçları şöyle:

(C) Grubu:
Türkiye-Fildişi Sahili...........: 86-47
Türkiye-Rusya....................: 65-56
Türkiye-Yunanistan...............: 76-65
Türkiye-Porto Riko...............: 79-77
Türkiye-Çin Halk Cumhuriyeti.....: 87-40
2. Tur:
Türkiye-Fransa...................: 95-77
Çeyrek final:
Türkiye-Slovenya.................: 95-68
Yarı final:
Türkiye-Sırbistan................: 83-82

Salon: Sinan Erdem
Hakemler: Jose Anibal Carrion (Porto Riko) xx, Pablo Alberto Estevez (Arjantin) xx, Reynaldo Mercedes Sanchez (Dominik Cumhuriyeti) xx
Sırbistan: Teodosic xxx 13, Tepic xx 5, Bjelica x 2, Velickovic xx 8, Krstic xx 15, Keselj xxx 18, Savanovic xx 15, Rasic x 2, Perovic x 2, Markovic x 2, Macvan x
Türkiye: Kerem Tunçeri xxxx 12, Ömer Onan xxx 14, Hidayet xxxx 16, Ersan xx 6, Ömer Aşık xxx 5, Semih xxx 9, Ender xxx 12, Kerem Gönlüm xxx 6, Sinan xx3


Konu Başlığı: Ynt: Türkiye'den Haberler
Gönderen: nelke üzerinde 27 Kasım, 2010, 15:11:49
   

GEN YAŞTA HAYATINI KAYBEDEN ONUR BAYRAKTAR, SON YOLCULUĞUNA GÖZYAŞLARIYLA UĞURLANDI.
27/11/2010 13:46     
 
 
Motosiklet kazasında hayatını kaybeden genç oyuncu Onur Bayraktar için Akatlar Kültür Merkezi'nde bir tören düzenlendi.

Duygulu anların yaşandığı törene, genç oyuncunun ailesinin yanı sıra oyuncu arkadaşları ve çok sayıda hayranı katıldı.

İstanbul Üsküdar D-100 Otoyolu'nda motosikletiyle gece yarısı geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybeden genç oyuncu Onur Bayraktar son yolculuğuna uğurlanıyor. Genç oyuncu için ilk tören sabah saatlerinde Akatlar Kültür Merkezi'nde düzenlendi. Törende genç sanatçının yakınları tek tek sahneye çıkarak Bayraktar ile yaşadıkları güzel anıları paylaştı.

Onur Bayraktar'ın annesi Fevziye Bayraktar, babası İnşak Bayraktar ve tiyatrocu arkadaşları tören boyunca gözyaşlarına hakim olamadılar. Bayraktar'ın 15 yıllık arkadaşı olduğu bilinen Doğa Rutkay yaptığı konuşmada zor anlar yaşadı. Rutkay, Onur Bayraktar'ın çok iyi bir arkadaş olduğunu beraber birçok tiyatroda oynadıklarını, üç gündür üç saatlik uyku ile durduğunu ne diyeceğini bilemediğini söyledi. Doğa Rutkay daha sonra sanatçının annesinin yanına gidip boynuna sarılarak ağladı.

Cenaze töreni bitiminde ailesi ve sanatçı dostları arkadaşlarının naşının başına gelerek son kez vedalaştılar. Sanatçının annesi tabuta sarılarak oğlundan ayrılmak istemedi. Babası da tabutun başına gelerek oğlu ile vedalaştıktan sonra ayrılırken bir anda kendini kaybederek yere düştü.

Onur Bayraktar Ortaköy Camii'ndeki cenaze törenin ardından toprağa verildi. 

 http://www.ucankus.com/detay/66742/gen-yasta-hayatini-kaybeden-onur-bayraktar-son-yolculuguna-gozyaslariyla-ugurlandi


Konu Başlığı: Ynt: Türkiye'den Haberler
Gönderen: beren yildiz üzerinde 28 Kasım, 2010, 00:11:41
 pray: ALLAH rahmet eylesin,mekani cennet olsun gercekten cok erken bir kayip oldu sanat camiasi icin,gencecik bir fidandi daha yapacagi cok seyler vardi belki ama ecel vakit belirlemiyor geldimi ne geri,ne de ileri gidebiliyor.ALLAH annesine,babasina sabir versin büyük bir aci bütün Türkiyenin basi sagolsun.


Konu Başlığı: Ynt: Türkiye'den Haberler
Gönderen: inci üzerinde 03 Aralık, 2010, 03:12:58


                  (http://img139.imageshack.us/img139/7655/logo3milliyet.jpg)
                          Son dakika



Haydarpaşa Garı'nda yangın: Tarihi çatı tamamen yandı

(http://img542.imageshack.us/img542/4183/fft81mf997684.jpg)

Haydarpaşa Tren Garı’nda çıkan yangın, yaklaşık bir saat süren çalışmaların ardından kontrol altına alındı.

Haydarpaşa Tren Garı’nda çıkan yangın, yaklaşık bir saat süren çalışmaların ardından kontrol altına alındı.
15:30 sıralarında çıkan yangında tarihi garın çatısı ve dördüncü katta büyük hasar oluştu.
Anadolu yakasındaki bütün itfaiye ekiplerinin katıldığı yangın söndürme çalışmalarına,
sahil güvenliğe bağlı bir söndürme gemisi de destek verdi.

Çatıda süren izolasyon çalışmalarının yangına sebep olduğu ihtimali üzerinde duruluyor.
Can kaybının yaşanmadığı yangın İstanbulluların yüreğini ağzına getirdi.
Sosyal paylaşım sitelerinde olayla ilgili yüzlerce yorum girildi.

15:39 | 28 Kasım 2010

M. Akif ERDEM/ İSTANBUL, (DHA)


BÜYÜK TEHLİKE ATLATILDI

Ulaştırma Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Talat Aydın, Haydarpaşa Garı’ndaki yangın nedeniyle buraya yapılan tren seferlerinin yangın tamamen söndürülene kadar durdurulduğunu açıkladı.Aydın, tarihi Haydarpaşa Garı’ndaki yangına ilişkin olarak Ankara Garı’nda yaptığı açıklamada, gar binasının çatı katında saat 15.30 sıralarında başlayan yangının kontrol altına alındığını ve diğer katlara inmediğini söyledi.Yangına kısa sürede müdahale edildiğini ifade eden Aydın, "Büyük bir tehlike atlatılmıştır" dedi.Aydın, yangının Haydarpaşa Garı’nın çatısında yapılan izolasyon çalışmaları nedeniyle çıkmış olabileceğini tahmin ettiklerini belirtti.Müsteşar Yardımcısı Aydın, yangın nedeniyle Haydarpaşa Garı’ndan yapılan tren seferlerinin durdurulduğunu, yangının tamamen söndürülmesinin ardından seferlerin yeniden başlayacağını bildirdi.

HAYDARPAŞA GARI

 1908’de İstanbul - Bağdat Demiryolu hattının başlangıç istasyonu olarak inşa edilmiştir. Gar, TCDD’nin ana istasyonudur. İstanbul’un Anadolu yakasında, Kadıköy’de bulunur. Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinde Bağdat Demiryolu yanında İstanbul-Şam-Medine (Hicaz Demiryolu) seferleri de yapılmaya başlanmıştır. Devrin Osmanlı Padişahı II. Abdülhamit döneminde, 30 Mayıs 1906 tarihinde yapımına başlanmıştır. 19 Ağustos 1908 tarihinde tamamlanıp hizmete girmiştir. Bir rivayete göre binanın bulunduğu sahaya III. Selim’in paşalarından Haydar Paşa’nın adı verilmiştir. Binanın inşaatını, "Anadolu Bağdat" adı altında bir Alman şirketi gerçekleştirmiştir.

Ayrıca bir Alman’ın teşebbüsüyle garın önünde mendirek inşa edilerek Anadolu’dan gelecek veya Anadolu’ya gidecek vagonların ticari eşyasını yükleme ve boşaltma işlevi için tesisler yapılmıştır.

İki Alman mimar Otto Ritter ve Helmuth Cuno tarafından hazırlanan proje yürürlüğe girmiş, garın yapımında Alman ustalarla İtalyan taş ustaları birlikte çalışmıştır. I. Dünya Savaşı sırasında gar deposunda bulunan cephanelere 1917’de yapılan bir sabotajla çıkan yangın sonucu binanın büyük bir bölümü hasar görmüştür. Yeniden onarılan bina bugünkü şeklini almıştır.

1979’da Haydarpaşa’nın açıklarında "Independenta" adlı tankerin bir gemiyle çarpışması sonu meydana gelen patlamadan ve sıcaktan dolayı binanın "O Linneman" adlı ustanın yaptığı kurşun vitrayları hasara uğramıştır. 1 Haydarpaşa Garı, 1976’da aslına uygun olarak yeniden geniş çapta onarılmış ve 1983’ün sonunda dört dış cepheyle iki kulenin restorasyonu tamamlanmıştır.


Habere gitmek için tıklayın (http://www.milliyet.com.tr/Yasam/SonDakika.aspx?aType=SonDakika&ArticleID=1319650&Date=28.11.2010&CategoryName=turkiye&b=Haydarpasa%20Garinda%20yangin:%20Tarihi%20cati%20tamamen%20yandi)


Konu Başlığı: Ynt: Türkiye'den Haberler
Gönderen: inci üzerinde 18 Nisan, 2014, 12:04:07
(http://s27.postimg.org/gswd79q9f/Ekran_Resmi_2014_04_18_13_43_13.png)

                         (http://s3.postimg.org/qtfc3va2n/cadde_logo.png)
              Haberin kaynağı için tıklayın (http://cadde.milliyet.com.tr/2014/04/18/YazarDetay/1868822/turkiye-nin-emmy-si-iptal)


Konu Başlığı: Ynt: Türkiye'den Haberler
Gönderen: inci üzerinde 14 Mayıs, 2014, 19:05:45

Dünden bu yana Soma'da yaşananlar

(http://s28.postimg.org/56e6my8cd/24398173.jpg)
Banu ŞEN-Turan GÜLTEKİN/SOMA                                                                                      14 Mayıs 2014


           Soma'da facia

Manisa Soma’da kömür ocağında çıkan yangında mahsur kalan işçilere ulaşmak için zamana karşı yarış başlatıldı. Ancak saatler ilerledikçe ölüm haberleri geldi. Türkiye’yi yasa boğan kara haberi madende inceleme yaptıktan sonra Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız açıkladı. Bakan Yıldız, 205 madencinin hayatını kaybettiğini sabaha karşı söyledi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan gün içinde ölü sayısının 238'e çıktığını bildirdi. Akşam saatlerinde Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın yaptığı açıklama tüm Türkiye'yi bir kez daha kahretti. Yıldız ölü sayısının 245'e çıktığını bildirdi. CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel ise hayatını kaybeden madenci sayısının 350'ye yaklaştığını ifade etti.

SOMA ilçesinin Eynez bölgesindeki Soma Holding’e ait Soma Kömür İşletmeleri A.Ş madeninde dün her şey normal başlamıştı.
Ancak yaklaşık 6 bin işçinin çalıştığı ve vardiya değişimi sırasında 598 işçinin bulunduğu madende saatler 15.10’u gösterdiğinde facia yaşandı. Elektrik panosunda meydana gelen patlamanın ardından yangın çıktı. 2 kilometrelik galerileri bulunan madende ilk anda çıkışa yakın olan işçiler dışarı çıkmayı başarırken yaklaşık 300 işçi alev duvarının arkasında mahsur kaldı.

Ancak tek tehlike alevler değildi. Maden ocağı dumanla dolmaya başladı. Bununla birlikte zamanla yarış da başladı. Çünkü her geçen dakika işçiler için çok önemliydi. Kurtarma çalışmaları kapsamında madene oksijen verildi. İşçilerin gaz maskeleri vardı ancak onların da bir dayanma süresi vardı.

Ancak saatler ilerledikçe cenazeler çıkarılmaya başlandı.


ELEKTRİKLER KESİLDİ
Elektrikler kesildiği için madendeki asansörler de çalışmadı. İlk etapta yakındaki bir maden ocağından gelen tahliye ekibi kurtarma çalışması başlattı. İlçedeki ambulansların yanı sıra çevre ilçelerden de ambulanslar sevk edildi maden ocağına. Olay duyulur duyulmaz işçilerin yakınları da madene akın ederken jandarma kurtarma çalışmalarının olumsuz etkilenmemesi için çevrede güvenlik önlemi aldı.

ZEHİRLENDİLER
Yaklaşık 30 kişi hastaneye kaldırıldı. Soma Devlet Hastanesi Başhekimi Rüştü Parlak, hastaneye getirilenlerin dumandan zehirlendiğini söyledi. Parlak, tedavisi süren 4 işçinin de sağlık durumlarının iyiye gittiğini belirtti.

Maden İşçileri Sendikası Genel Başkanı Nurettin Akçul ise, kazanın vardiya değişimi sırasında meydana geldiğini, saat 18.30 itibarıyla kendilerine gelen bilginin 5 işçinin öldüğü yolunda olduğunu açıkladı. Yerin metrelerce altında kalan işçiler için zaman daralıyordu. Çözüm yolları arandı. Soma İtfaiye Müdürü Temel Korkmaz, “İşçileri çıkarmadan yangına müdahale edilmeyecek” dedi. İşçilerin bulunduğu galerilere temiz hava pompalanmaya başlandı. Maden-İş Sendikası Ege Bölgesi Şubesi Başkanı Tamer Küçükgencay, “Yangının bir an önce söndürülmesi gerekiyor. Temiz havayla işçilerin buluşturulması için de çalışma yapılıyor. Madenin içine temiz hava pompalanıyor. Yangın içerideki oksijeni yok ettiği için arkadaşlar sıkıntıda. Gaz maskeleri var ama onun da dayanma süresi var” dedi.


CAN KAYBI ARTIYOR
Saatler ilerledikçe ölüm haberleri gelmeye başladı. AFAD saat 23.00 sıralarında ölü sayısını 17, yaralı sayısını 11 olarak bildirdi. Manisa Belediye Başkanı Cengiz Ergün ise ölü sayısını 157 olarak açıkladı.  Gece yarısı Enerji Bakanı Taner Yıldız, "201 işçi kardeşimizi kaybettik. Rakamların yükselmesinden endişe duyuyoruz" dedi.


CENAZELER KAVUN DEPOSUNDA
Patlamada ölenlerin cesetleri, Kırkağaç ilçesinde bulunan kavun saklama deposuna konuldu. Soğuk hava deposuna, ayrıca iki de soğuk hava tertibatlı TIR gönderildi. Cenaze taşıyan onlarca ambulansın giriş çıkış yaptığı soğuk hava deposunda başta İzmir ve Manisa olmak üzere çevre il ve ilçelerden çok sayıda savcının da kimlik tespiti, inceleme yaptığı bildirildi. Madenci ailelerinden bazıları da soğuk hava deposuna gitti.


SON AÇIKLAMA: 205 İŞÇİ HAYATINI KAYBETTİ
Sabah saatlerinde bir kez daha kameraların karşısına çıkan Bakan Taner Yıldız hayatını kaybeden işçi sayısının 205'e yükseldiğini açıkladı.


ESKİ BAŞKAN: 250 İŞÇİ HAYATINI KAYBETTİ, 150 İŞÇİ İÇERİDE
Maden Mühendisleri Odası eski Başkanı Mehmet Torun, Soma'da meydana gelen maden kazasına ilişkin DHA muhabirinin sorularını yanıtladı.
Mehmet Torun, facianın nedeninin trafo patlaması olmayabileceğini iddia ederek; "Her ne kadar sayın Bakan trafo patlaması diye duyurduysa da bizim izlenimlerimize göre, ocağa giremedik henüz ama, aldığımız bilgiler ışığında eski imalat dediğimiz daha önce çalışmış kömür damarının kendiliğinden yanması sonucu açığa çıkan karbonmonoksitin taban yollara, ana yollara dağılmasıyla 500'e yakın çalışan etkilemesi ve onları zehirlemesi sonucu oluşan büyük bir facia bu. Karbonmonoksit gazı tam yanma olmadan, yarım yanmasında çıkan gazdır. Burada da dünya madencilik tarihinde çok ciddi bir faciayla karşı karşıyayız. Aslında bu bir iş cinayeti. Odamızın daha önce ocaklarla ilgili raporları var. 3 maden mühendisi meslektaşımızı kaybettik. Şu anda 250'ye yakın maden işçisinin cenazesi çıkarıldı. Ve 150 civarında da maden emekçisinin de şu anda mahsur kaldığını biliyoruz" diye konuştu. Torun, facianın olduğu ocağın durumuna ilişkin şu değerlendirmeleri yaptı; "Açık konuşmak lazım bu havzanın belki de en iyi ocaklarından biri olarak söyleniyor. Daha berbatları var o yüzden söylüyorum. Ama bu eski imalat dediğimiz, eski çalışmalardan mutlaka uzak durulması gerekiyordu. Büyük ihtimalle böyle bir ihmal oldu."


CHP'Lİ VEKİLDEN ÜZEN AÇIKLAMA
Maden faciası ile ilgili olay yerinde incelemelerde bulunan CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel, Türkiye’nin en büyük maden kazası ile karşı karşıya olunduğunu söyledi.


KORKUNÇ RAKAMLAR
Felakette hayatı kaybeden işçi sayısının 350’ye yaklaştığı bilgisini veren Özel, “Dünyanın sayılı, Türkiye’nin ise en büyük maden kazası ile karşı karşıyayız. Bizzat madende görev yapan yetkililerden aldığım resmi bilgiye göre ölü sayısı 350’ye yaklaştı” dedi.


TAHLİYE EDİLMEYENLER VAR
205 işçiye ait naaşların bir soğuk hava deposunda tutulduğunu, maden içinde hazırlanmış 70 naaş daha bulunduğunu kaydeden Özel, “Buna ek olarak cesedine ulaşılmış ancak tahliye edilmemiş 60–70 ceset daha var. Bu bilgileri verirken içim kan ağlıyor ancak gerçekler bunlar” diye konuştu.


SİGORTASIZ İŞÇİLER

Madende sigortasız ve küçük yaşta işçilerin çalıştırıldığına dair bilgilerde aldıklarını kaydeden Özel şöyle dedi: “15 yaşında bir çocuğumuzun maden içinde olduğu bilgisi bize geldi. Bu kardeşimizin ailesine ulaşmaya çalışıyoruz. Bu kaza göz göre göre geldi. Biz bu konunun siyaset üstü ele alınmasını istedik, araştırma önergesi verdik ama bizi dikkate almadılar. Sonunda böyle bir facia ile karşı karşıya kaldık.Salim UZUN / ANTALYA



                           (http://s21.postimg.org/ndhfx8p43/Ekran_Resmi_2014_02_25_16_04_53_png.jpg)
          Haber kaynağı ve videolar için Tıklayın (http://www.hurriyet.com.tr/gundem/26414025.asp)



Konu Başlığı: Ynt: Türkiye'den Haberler
Gönderen: inci üzerinde 14 Mayıs, 2014, 19:05:41

Bakan Yıldız: 245 kaybımız var

Enerji Bakanı Taner Yıldız saat 18.50'de yaptığı açıklamada 245 kişinin hayatını kaybettiğini bellirtti.
Bakan 'Amacımız işçi kardeşlerimize ulaşmak.' dedi.



(http://s11.postimg.org/onj0ytwvn/bakan_yildiz_245_kaybimiz_var_4373526.jpg)
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız,
Soma'daki  maden faciasında hayatını kaybedenlerin sayısının 245'e yükseldiğini bildirdi.

Bakan Yıldız, gazetecilere yaptığı açıklamada, "ziyaretler sırasında  kurtarma çalışmalarının aksadığı" yönünde söylentilerin gerçeği yansıtmadığını,  ziyaretler sırasında kurtarma çalışmalarında bir kesinti olmadığını ve 500  kişilik ekibin çalışmalarını aralıksız sürdürdüğünü ifade etti.

Faciada yaşamını kaybeden maden işçisi sayısının 245'e yükseldiğini  bildiren Yıldız, arama faaliyetlerinin kesintisiz olarak devam ettiğini, bu gece  itibariyle kurtarma ekiplerinin sağlığı konusunda sıkıntı yaşamadan sonuca  varmayı hedeflediklerini söyledi.

Toplam 245 işçinin adli tıp işlemlerinin tamamlandığını, 160 işçinin  de ailelerine tesliminin yapıldığını söyleyen Yıldız, "Önemli bir kısmı cenaze  namazını müteakip defnedildiler" dedi.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, şöyle devam etti:
"Bütün madenci kardeşlerimiz, alın teriyle kazandıkları paralarla  beraber eve götürdükleri helal lokmayla uğurlandılar. Bütün arkadaşlarımız gibi  şuna inanın onların kazandığı para benim kazandığım paradan daha helal. Hiç kimse  temenni etmez ne işveren ne kamu ne de oradaki işçi kardeşlerimiz. Zamanın  aleyhimize işlediğini söylemiştim. Zaman geçtikçe ümit etmediğimiz tablolarla  karşılaşıyoruz. Amacımız bu gece içinde belli bir işçi kardeşimize daha  ulaşmaktır."

Madende 15 yaşındaki bir çocuğun bulunduğu iddialarına ilişkin soruyu  da yanıtlayan Yıldız, şöyle konuştu:
"Dün geceden bu yana hem asli işimiz olan işçi kardeşlerimize ulaşma  gayretleri hem de algı operasyonlarıyla uğraşmak durumuna kaldık. Biz şu anda tek  şeyle uğraşıyoruz. Dün 15.10'dan itibaren adli ve idari süreç başlamıştır ama tek  odaklandığımız işçi kardeşlerimize ulaşabilmek. Kan arayanların anonslarıyla  beraber hastaneye yığılanlar oldu. Kan aramadık. Algı operasyonlarıyla  uğraşıyoruz. Böyle bir işçi kardeşimiz burada çalışmıyor. Buna ne sendika ne  işveren ne kamu müsaade eder. Böyle bir şeyi hoş göremeyiz. Yüzlerce, binlerce  kayıt arasında baktık o isimde birisi yok, o yaşta birisi yok. Hele hele bugün  Berkinle bir ilişki kurulmuş olmasını çok manidar buldum. Gezi Parkı'nda parkında  ağaçların arkasına saklananlar, 17 Aralık'ta elektrik direklerinin arkasına  saklananlar çok acınacak hale gelmişlerdir bugün; maden işçilerin arkasına  sığınma ihtiyacı hissetmişlerdir. Her şeyde siyaset yapılabilir, can pazarının  olduğu yerde bu politika yapılmaz. Böyle bir ilişki yapılmasını çok ayıplıyor ve  kınıyorum."
Yıldız, BDP, MHP ve CHP milletvekillerine de bu konuda gösterdiği  itina için teşekkür etti.

Kurtarma çalışmaları
Ocak'ta kaç işçinin kaldığı yönündeki soruya net bir cevap  veremeyeceği bildiren Yıldız, "Ocağın bir kısmında yaklaşık 20-22 kişilik gruptan  bahsediliyor. Mutlaka onları almamız lazım. Ocaktan çıkmadan bunun sayısını  telaffuz etmemiz doğru olmaz. Bu gece onlara ulaşmamız lazım diye düşünüyorum"  dedi.
Madende girilmeyen galerinin olup olmadığı yönündeki soru üzerine ise  Yıldız, galeri uzunluğunun 4,5 kilometre kot farkının 460 metre olduğunu  bildirerek, ulaşılmadık nokta bulunmadığını, karbondioksidin yoğun olduğu  noktalarda daha dikkatli çalışma yapıldığını söyledi.
Madende yangının devam ettiğini dile getiren Yıldız, karbondioksidin  çok yoğun olduğu noktalara kurtarma ekiplerini sokmadıklarını söyledi.
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam da ölenlere rahmet,  geride kalanlara sabır diledi. İslam, mağdur ailelere destek vermek için  hazırlıkları tamamladıklarını tüm ekiple sahada olduklarını da ifade etti.



Haberin kaynağına gitmek için Tıklayınız
(http://s30.postimg.org/hdus6uust/logo4.png) (http://www.milliyet.com.tr/bakan-yildiz-245kaybimiz-var-gundem-1882602/)


Konu Başlığı: Ynt: Türkiye'den Haberler
Gönderen: inci üzerinde 14 Mayıs, 2014, 20:05:26

Mehmet Torun: 250'ye Yakın İşçinin Cenazesi Çıkarıldı

Maden Mühendisleri Odası eski Başkanı Mehmet Torun,
"Şu anda 250'ye yakın maden işçisinin cenazesi çıkarıldı." dedi.


(http://s17.postimg.org/estwjvcvj/P14134051_1024x752.jpg)
14 Mayıs 2014 11:55                                                                 Haberler »Güncel »Haber [6027131] DHA

Maden Mühendisleri Odası eski Başkanı Mehmet Torun,
Soma'da meydana gelen maden kazasına ilişkin DHA muhabirinin sorularını yanıtladı.

"TRAFO PATLAMASI OLMAYABİLİR"
Mehmet Torun, facianın nedeninin trafo patlaması olmayabileceğini iddia ederek; "Her ne kadar sayın Bakan trafo patlaması diye duyurduysa da bizim izlenimlerimize göre, ocağa giremedik henüz ama, aldığımız bilgiler ışığında eski imalat dediğimiz daha önce çalışmış kömür damarının kendiliğinden yanması sonucu açığa çıkan karbonmonoksitin taban yollara, ana yollara dağılmasıyla 500'e yakın çalışanı etkilemesi ve onları zehirlemesi sonucu oluşan büyük bir facia bu.

"DÜNYA MADENCİLİK TARİHİNDE ÇOK CİDDİ BİR FACİA"
Karbonmonoksit gazı tam yanma olmadan, yarım yanmasında çıkan gazdır. Burada da dünya madencilik tarihinde çok ciddi bir faciayla karşı karşıyayız. Aslında bu bir iş cinayeti. Odamızın daha önce ocaklarla ilgili raporları var. 3 maden mühendisi meslektaşımızı kaybettik. Şu anda 250'ye yakın maden işçisinin cenazesi çıkarıldı. Ve 150 civarında da maden emekçisinin de şu anda mahsur kaldığını biliyoruz" diye konuştu. Torun, facianın olduğu ocağın durumuna ilişkin şu değerlendirmeleri yaptı; "Açık konuşmak lazım bu havzanın belki de en iyi ocaklarından biri olarak söyleniyor. Daha berbatları var o yüzden söylüyorum. Ama bu eski imalat dediğimiz, eski çalışmalardan mutlaka uzak durulması gerekiyordu. Büyük ihtimalle böyle bir ihmal oldu."




                               Haber ve videoya ulaşmak isterseniz Tıklayın
                                              (http://s27.postimg.org/p3fz1gb0f/haber.png) (http://www.haberler.com/soma-maden-muhendisleri-odasi-eski-baskani-mehmet-6027131-haberi/)


Konu Başlığı: Ynt: Türkiye'den Haberler
Gönderen: inci üzerinde 15 Mayıs, 2014, 19:05:42

Soma'daki faciada ölü sayısı 282

(http://s28.postimg.org/82f5t4vnx/soma_daki_faciada_olu_sayisi_282_4376251.jpg)
Soma'da son açıklamalara göre ölü sayısı 282.



Maden ocağındaki yangın saat 18.25 sularında kontrol altına alındı. Ekipler yeniden aşağıya indi.

18:25: Soma'da facianın yaşandığı madende süren yangın söndürüldü. Alınan bilgiye göre, maden içindeki karbonmonoksit gazı boşaltıldı ve ekipler içerideki işçilere ulaşmak madene girdi...
 
17:44: Madenin en uç noktasında 13 işçinin olduğunun tespit edildiği belirtiliyor.
 
17:16: SON DURUM: Facianın yaşandığı ocaktan hala duman çıkıyor. Dumanın anlamı içeride yangının sürdüğü. Ekipler yangın sonrası yeniden aşağıya inecek. Özellikle hedeflenen bir panel var. Çok sayıda işçinin o panelde olduğu düşünülüyor.
 
3-5 saat içinde asıl yangın noktasına ulaşmayı umduklarını da dile getiren Bakan Yıldız, ölü sayısı ile ilgili herhangi bir değişiklik olmadığını ifade etti.

Yaşanan kazayla ilgili ihmali olanların gözünün yaşına bakmayacaklarını söyleyen Yıldız, Ocakta bulunan işçi sayısı ile ilgili rakam vermek istemediğini çünkü bu bilginin spekülatif amaçlı kullanılabileceğini söyledi.

 
O GALERİYE BİR GİRİLİRSE...
Devletin tüm imkanlarının seferber edildiği Soma'da maden ocağında mahsur kalan ve haber alınamayan tahmini 120 işçinin bulunduğu alana çok yaklaşıldı. Ancak yoğun duman ekiplere zorluk çıkarıyor. 500 kişilik kurtarma ekibinin çalıştığı madende, zehirli duman sabaha karşı tahliye edilmişti. Aslında mahsur olan işçilerin olduğu tahmin edilen bölüme çok yaklaşıldığı belirtiliyor...

13:50: Cenaze aracı yetmedi, Cenazeler mezarlığa kamyonetlerle taşınıyor

13.04 : Dünden bugüne 3 ayrı kapıdan içeriye girildi

Kapıların yerleri değiştirildi. Dün arama kurtarma için girilen kapıdan bugün duman tahliyesi yapılıyor. Şu anda uzman ekipler arama kurtarma timleri hazır bekliyorlar. Yangın nedeniyle yoğun duman var. Dumanın tahliyesinin ardından öncelikle içeriye oksijen verilecek.

TÜM TÜRKİYE ONU KONUŞTU
Saat 11.00'da dolaylarında bir kötü haber daha geldi.. Maden ocağında tekrar yangın çıktı. Kurtarma ekipleri çalışmalarına devam edemiyor.  Karbonmonoksit gazının boşaltılması çalışmalarına da ara verildi.

Milliyet Gazetesi muhabiri Gökhan Karakaş, dün saat 22.00'dan beri aramaların yavaşlatıldığını, karbonmonoksit oranı arttığı için içeri temiz hava verilemediği için gece 02.00'da bütün ekiplerin madenden çıkarıldığını bildirdi. Tahliyenin ardından sabah saatlerinde aramalara hız verilemedi ve çalışmaların halen aksadığı belirtiliyor.

Bugün aileler Kırkağaç'taki soğuk hava deposundan yakınlarının cenazelerini teslim almaya devam ediyor. Soma ve Kırkağaç'ın bir çok mahallesinde cenazeler var ve yollarda uzun ceneza konvoylarına rastlanıyor. Bazı camilerden iki ya da üç cenazenin aynı anda kalktığı görülüyor. Soma belediye binasından sürekli cenaze anonsları yapılırken dost ve yakınlarına mezarlık bilgileri veriliyor.

ÇALIŞMALAR BAŞKA BİR KAPIDAN DEVAM EDİYOR
Manisa'nın Soma İlçesi'nde meydana gelen maden faciasının ardından kurtarma çalışmaları devam ediyor. Çalışmalar, başka bir kapıdan sürdürülürken, polis ve jandarmanın ocak çevresindeki güvenlik önlemleri de devam ediyor.
Çalışmalar devam ederken, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam maden ocağında incelemelerde bulundu.

BAKAN YILDIZ SON RAKAMI PAYLAŞTI
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Soma'daki  maden faciasında hayatını kaybedenlerin sayısının 282'ye yükseldiğini bildirdi. Yıldız, gazetecilere yaptığı açıklamada, cenaze işlemleri tamamlanan  217 işçinin cenazelerinin de ailelerine teslim edildiğini söyledi. Hayatını kaybeden bütün işçilerin cesedinin ailelerine gün içerisinde  teslim etmeyi hedeflediklerini dile getiren Yıldız, şunları kaydetti:
 
"Şu ana kadar ailelerinin metaneti son derece yapıcı bir rol oynadı.  Arama kurtarma çalışmalarına yeni kişiler katılmak istiyor. Arama ve kurtara  ekibimiz yeterli. Bu talepler tam tersi çalışmaları kolaylaştırmak yerine  zorlaştırıyor."
 
 
HAVANIN YÖNÜ DEĞİŞTİRİLDİ
Maden içerisinde 2 bloğa henüz ulaşılamadığını ifade eden Yıldız,  "Bugün itibarıyla daha dikkatli olmamız gerekiyor, buradaki yoğunluğun bir  gösteriye dönüşmemesi gerekiyor. Biz bütün işçi kardeşlerimizi çıkaralım, ondan  sonra kim ne yapmak isterse daha rahat bir şekilde yapacaktır" dedi.
 
Maden içerisinde hava yönünün değiştirilme çalışmaları nedeniyle arama  ve kurtarma çalışmalarına ara verilmesinin söz konusu olmadığını vurgulayan  Yıldız, "Arama çalışmalarına son verilmedi sadece havanın yönü değiştirildi. Bu  teknik bir konu. Bu detaylara girmemiz söz konusu değil. Ama havanın yönü  değiştirilmesiyle 8 işçi kardeşimize daha ulaşıldı. Dün gece yapılan çalışmalarla  282 işçi kardeşimize ulaşılmış oldu" diye konuştu.
 
Bakan Yıldız, faciayla ilgili olan biteni kamuoyu ile şeffaf bir  şekilde paylaşmaya çalıştıklarını kaydederek, "Ulaşılamayan 2 noktada işçi  kardeşlerimizin olduğuna inanıyoruz. Tetkiklerimiz doğru çıktı" ifadelerini  kullandı. Taner Yıldız, bir gazetecinin sorusu üzerine son 12 saatte madenden  canlı çıkarılan işçinin bulunmadığını sözlerine ekledi.
 
Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu da şu anda hastanelerde 27 yatan  hastanın bulunduğunu, durumu iyi olanların ise gün içerisinde yapılacak  kontrollerin ardından taburcu edilebileceğini belirtti.  Bakanlar Taner Yıldız, Mehmet Müezzinoğlu ve Ayşenur İslam daha sonra  maden ocağı çevresinde incelemelerde bulundu.
 
MADENİ SU BASTI
Bir tekniker, madenin içindeki durumu şöyle anlattı, "Elektriklerin kesilmesi ile birlikte yerin altından çıkan su da tahliye edilemediği için şu anda madenin içini su basmış durumda. Normalde elektrik kesildiği zaman tulumbaların başında biri olur. O da olmadığı için su her yeri kapladı.

 
 
Haberin kaynağına gitmek için Tıklayınız
(http://s30.postimg.org/hdus6uust/logo4.png)
(http://www.milliyet.com.tr/soma-daki-faciada-olu-sayisi-282-gundem-1882784/)




Konu Başlığı: Ynt: Türkiye'den Haberler
Gönderen: inci üzerinde 15 Mayıs, 2014, 22:05:37
Soma'daki facia sonrası soruşturma başlatıldı

(http://s17.postimg.org/hnrsc53i7/fft81_mf2175305.jpg)
                                                                                                                                             15/05/2014 20:22

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız Soma'da yaşanan 283 madencinin
yaşamını yitirdiği kazayla ilgili olarak soruşturma başlatıldığını açıkladı.



Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, bir kişinin daha cenazesinin madenden çıkarıldığını belirterek, can kaybı sayısının 283'e yükseldiğini söyledi.

Bakan Yıldız şunları söyledi;
“Değerli arkadaşlar, burada her zaman söylüyoruz, herhangi bir kusur varsa kimsenin gözünün yaşına bakmayız. İdari olarak da adli olarak da soruşturma başlamıştır. Teftiş Kurulları görevlerinin başındadır. Bütün vatandaşlarımızın müsterih olmasını buradan istirham ediyorum.”

“İnşallah sonuna gelmişizdir. Bu geceki ve yarın bizim için çok önemli. Bundan sonraki kısımda teknik olarak tartışılacak olan gündem oluşacaktır. Bizim şu anda düşündüğümüz tek şey işçi kardeşlerimizin oradan behamehal çıkarılmasıdır. Üç tane hastamız kaldı. Diğerleri de taburcu oldular. Hayati tehlikeleri kalmadı.”

“Biz bugün aile yakınlarının işçi kardeşlerimizi alacağını düşünmüştük ama şu ana kadar bir müracaat olmadı. AFAD merkezine gelecekler ve bizde kendilerine işçi kardeşlerimizi teslim etmiş olacağız.”

ÖLEN MADENCİ SAYISI 283 OLDU
“Bir kişi daha çıkarıldı. 283 oldu. Bu gece ciddi bir hareketlenme var. Şu ana kadar AFAD merkezimizde, diğer bütün kuruluşlarımızın yaptığı çalışmalar ciddi bir şekilde elden geçiyor. Verdiğimiz rakamların tamamı teyit edilmiş rakamlardır. Teyit edilmemiş rakamları vermek istemiyoruz. En son kontrollerimizi yaparız ve sayımızı o şekilde açıklarız.”



Haberin kaynağına gitmek için Tıklayın
(http://s23.postimg.org/pckofj6yv/Ekran_Resmi_2014_05_09_15_54_36.png) (http://www.radikal.com.tr/turkiye/somadaki_facia_sonrasi_sorusturma_baslatildi-1192291)


Konu Başlığı: Ynt: Türkiye'den Haberler
Gönderen: inci üzerinde 16 Mayıs, 2014, 14:05:06
AK Parti'den 'yumruk' açıklaması

AK Parti sözcüsü Hüseyin Çelik Başbakan'ın bir vatandaşa yumruk attığı iddialarıyla ilgili
"O sizin görüntü dediklerinizi ben seyrettim öyle bir görüntü yok' dedi.


(http://s14.postimg.org/43cyce141/ak_parti_den_yumruk_aciklamasi_4379140.jpg)

AK Parti'den 'yumruk' açıklaması

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Hüseyin Çelik ,
parti genel merkezinde basın toplantısı düzenleyerek soruları yanıtladı.

Başbakan Erdoğan’ın bir markette Taner Kuruca isimli vatandaşa yumruk atmasıyla ilgili konuşan Çelik, "Taner Kuruca veya bir başka bir şey. Başka birisi bir iddiada bulunuyor. Bununla ilgili elde bir görüntü yok. O sizin görüntü dediklerinizi ben de seyrettim. Böyle bir görüntü yok. Siz onun beyanlarına itibar ediyorsunuz. Ama Başbakanın, Başbakan’ın etrafında olan yüzlerce kişinin iddialarına, ifadelerine itibar etmiyorsunuz. Bu size kalmış bir şey. Sizin takdiriniz" dedi.

İŞTE O GÖRÜNTÜLER
http://www.milliyet.tv/video-izle/Sosyal-medyada-bugun-bu-goruntu-konusuluyor-vx8cMCmzu946.html


Başbakanlık Müşaviri Yusuf Yerkel’in Soma’daki durumu protesto eden bir vatandaşa tekme atmasıyla ilgili Çelik, "Yusuf Yerkel,’in yaptığı bir açıklama var. Tek fotoğraf karesinden yola çıkarak bütün bir gerçeği tespit etmeniz, saptamanız, hüküm vermeniz doğru değil. İki tarafı birden dinleyeceksiniz. Yerkel, tekmelediği kimsenin kendisine şiddet uyguladığını, saldırdığını, yaraladığını, doktora gittiğini, doktordan 7 günlük rapor aldığına dair açıklama yaptı. Ben de Hüseyin Çelik olarak diyorum ki: Keşke Yusuf Yerkel, hissiyatına mağlup olarak böyle bir şeyin içerisinde olmasaydı. Bunu ifade etmiştir" dedi.

Soma Holding Yönetim Kurulu tarafından yapılan toplantının ’curcuna’ içinde yapıldığını söyleyen Çelik, "Bu maden Soma Holding tarafından 2009 yılından beri işletilmektedir. Curcuna içerisinde yapılan bir basın toplantısıydı. Keşke böyle bir şey olmasaydı. Orada belki daha net taşlar yerine otururdu. 20 kişinin birden soru sorduğu maalesef hoş olmayan görüntüler. Onlar kendi cephelerinden meseleyi izah etmeye açlıştılar. Madenle ilgili olarak, nihai söz söylenecektir. Konu ile ilgili olarak idari ve adli yönden kazaya sebebiyet veren amirler araştırılmaktadır. İhmali, kusuru, aymazlığı olan kim varsa bunlarla ilgili gerekeni yapmak bizim yasal, kanuni, siyasi, insani, vicdani namus borcumuzdur" diye konuştu.


"SOMA’DA ACILAR YANARDAĞDIR, YANARDAĞ, LAV PÜSKÜRMEYE DEVAM EDİYOR"
Soma’daki maden ocağı kazasına ilişkin suçlu arama zamanı olmadığını belirten Çelik, "Ateş düştüğü yeri yakar. Soma’da annelerin, babaların, çocukların acıları yanardağdır, yanardağ, lav püskürmeye devam ediyor adeta. Ailelerin yüreğine kor, köz düşmüştür. Son derece trajik bir durumdur. En büyük maden facialarından biridir. Millet olarak büyük yas ve matem içerisindeyiz. Birazcık vicdan sahibi olan insan bu olay karşısında ızdırap duymaktadır. 284 kişi hayatını kaybetti ama yaralı insan sayısı vicdan sahibi kadardır. Suçlu aramak zamanı değil önce yaraları saracağız sonra hesap soracağız" ifadelerini kullandı.


"2009’DAN BERİ BU MADEN 11 KERE SIKI DENETİMDEN GEÇİRİLMİŞTİR"
Türkiye’de, iş sağlığı ve güvenliği yasası ve denetimler konusunda herhangi bir yasal boşluğun olmadığını belirten Çelik, "2012 ’de iş sağlığı ve güvenliği yasası, AB mevzuatına uygun olarak çıkmıştır. Alevler göklere yükselirken, yangının içinde daha evladımız varken, bu yangını kim çıkardı? Birisi kibrit mi çıkardı? Sigaradan mı oldu? Elektrikten kıvılcım mı oldu? sorularının zamanı değil. Suçlu aramak zamanı değil. Önce yaraları saracağız. Sonra elbetteki hesabını soracağız. Vatandaşın hesap sormaya hakkı vardır. Yetkililerin hesap sormaya hakkı vardır. Yetkili konumundakilerin de tabiki hesap verme zorunluluğu vardır. Bunun yabana atılır tarafı yok. Madenlerle ilgili, iş güvenliği ve sağlığı konusunda yasal bir boşluğumuz yok. Gereken yapılmıştır. Denetim yapılmıştır. 2009’dan beri bu maden 11 kere sıkı denetimden geçirilmiştir. Daha önce 3 büyük eksiklik tespit edilmiş ve bunlar giderilmiştir. Burada, elle tutulur bir problem görülmemektedir" açıklamasında bulundu.


"CHP ÖNERGE VERMİŞTİR BU REDDEDİLMİŞTİR VE FACİA OLUŞMUŞ GİBİ ALGI OLUŞTURULMAYA ÇALIŞILIYOR"
CHP’nin maden ocaklarına yönelik Meclis’e sunduğu soru önergelerini de değerlendiren Çelik, "CHP önerge vermiştir bu reddedilmiştir ve facia oluşmuş gibi algı oluşturulmaya çalışılıyor. TBMM’de binlerce araştırma önergesi verilir. Bunların büyük kısmı muhalefet tarafından gündemi tıkama, engelleme çabalarına yöneliktir. Bundan önce madenle ilgili olarak araştırma komisyonu kurulmuştur bunlar ele alınmıştır. 2012 ’de iş güvenliği ve sağlığı yasası çıkmıştır ve Türkiye seferber olmuştur" diye konuştu.


"O SİZİN GÖRÜNTÜ DEDİKLERİNİZİ BEN DE SEYRETTİM BÖYLE BİR GÖRÜNTÜ YOK
Başbakan Erdoğan’ın bir markette Taner Kuruca isimli vatandaşa yumruk atmasıyla ilgili konuşan Çelik, "Taner Kuruca veya bir başka bir şey. Başka birisi bir iddiada bulunuyor. Bununla ilgili elde bir görüntü yok. O sizin görüntü dediklerinizi ben de seyrettim. Böyle bir görüntü yok. Siz onun beyanlarına itibar ediyorsunuz. Ama Başbakan’ın, Başbakan’ın etrafında olan yüzlerce kişinin iddialarına, ifadelerine itibar etmiyorsunuz. Bu size kalmış bir şey. Sizin takdiriniz" ifadelerine yer verdi.


"YERKEL, DOKTORDAN 7 GÜNLÜK RAPOR ALDIĞINA DAİR AÇIKLAMA YAPTI"
Başbakanlık Müşaviri Yusuf Yerkel’in Soma’daki durumu protesto eden bir vatandaşa tekme atmasıyla ilgili Çelik, "Yusuf Yerkel’in yaptığı bir açıklama var. Tek fotoğraf karesinden yola çıkarak bütün bir gerçeği tespit etmeniz, saptamanız, hüküm vermeniz doğru değil. İki tarafı birden dinleyeceksiniz. Yerkel, tekmelediği kimsenin kendisine şiddet uyguladığını, saldırdığını, yaraladığını, doktora gittiğini, doktordan 7 günlük rapor aldığına dair açıklama yaptı. Ben de Hüseyin Çelik olarak diyorum ki: Keşke Yusuf Yerkel, hissiyatına mağlup olarak böyle bir şeyin içerisinde olmasaydı. Bunu ifade etmiştir" diye konuştu.


"KAMERAMAN HADİ SURATIMIN DİĞER TARAFINA DA VUR DEMİYOR"
Çelik, "Diyelim ki polise gösterici saldırır. Polisi döver, yaralar, ama polis buna karşılık verdiği zaman biz polisi defe koyar çalarız. Yarın aynı şey sizin başına geldiği zaman çoğu zaman şahit oldum. Kameraman arkadaşa birileri tepki gösteriyor. İşini yaparken ona saldırıyor. Kameraman kendisini müdafaa ediyor. Kameran hadi suratımın diğer tarafına da vur demiyor. İşin şekli bu" dedi.



İlahi !!!
laie67dgirl kah:kah laie67dgirl



Haber sayfasına gitmek için tıklayın
(http://s30.postimg.org/6zhvfhpyl/logo4.png) (http://siyaset.milliyet.com.tr/ak-parti-den-soma-aciklamalari/siyaset/detay/1883444/default.htm)


Konu Başlığı: Ynt: Türkiye'den Haberler
Gönderen: inci üzerinde 16 Mayıs, 2014, 15:05:50
Hortumun ucu neden boşta?

(http://s13.postimg.org/omzwz5okn/hortum_ic.jpg)
                                                                                                                                                   Mayıs 16, 2014  (http://postimage.org/)
Soma'da madenden çıkarılan işçilerin cansız bedenlerine solunum cihazı takılması yeni bir iddiayı gündeme getirdi.

Fotoğrafta, Soma’daki maden faciasından çıkarılan işçinin yüzündeki oksijen maskesinin hortumunun boşta olduğu görülüyor. Bu da kullanıcıların ‘maske göstermelik takılmış’ yorumlarına neden oldu. Sosyal medyada da çok konuşulan bu fotoğrafın ardından bir skandal iddia daha dile getirildi. İddiaya göre madende çalışırken hayatını kaybeden işçilere ödenecek tazminat ile hastaneye giderken yolda vefat eden işçilere ödenmesi gereken tazminatlar arasında büyük farklılık bulunuyor. Bu nedenle Söz konusu şirketin, ölümleri yolda gerçekleşmiş gibi gösterip ödemek zorunda kalacağı tazminatları minumuma düşürmeye çalışıyor. Sosyal medyada geniş yankı uyandıran bu iddia ile ilgili maden şirketinden bir açıklama yapılmaması iddiaların gerçeklik ihtimalini artırıyor.

”HEPSİ ÖLÜYDÜ, ÇIKARIRKEN YÜZLERİNE MASKE TAKTILAR”
Dün akşam Halk TV’de ‘Halkın Arena’sı programına katılan ve Soma faciasından sağ kurtulmayı başaran işçilerden birinin açıklaması ise bu iddiaları doğrular nitelikte. Maden işçisi programda ”Hepsi ölüydü, çıkarırken yüzlerine maske takıp battaniye örttüler ve sağ dediler” dedi.



      İlahi !!!
 ühüü: pray: ühüü:




Habere gitmek için tıklayın
(http://s27.postimg.org/v4kgq0kzj/Ekran_Resmi_2014_03_21_22_26_02_png.jpg) (http://sozcu.com.tr/2014/gundem/hortumun-ucu-neden-bosta-510416/)


Konu Başlığı: Ynt: Türkiye'den Haberler
Gönderen: inci üzerinde 16 Mayıs, 2014, 16:05:04
Soma Holding'ten 'yaşam odası' itirafı

(http://s29.postimg.org/vlizyitgn/soma_holding_yonetim_kurulu_baskani_konusuyor_43.jpg)

Soma Holding Yönetim kurulu Başkanı Alp Gürkan açıklama yapıyor.
Konuşması sırasında ağlayan Gürkan "Trafonun patlamasının imkansız olduğunu düşünüyorum" diye konuştu.


Firma genel müdürü ise yangının kömür kızışmasından çıktığını düşündüklerini, yangının başladığı noktanın trafodan 1800 metre uzaklıkta olduğunu söyledi.
İşletme müdürü Akın Çelik ise "Olayda hiçbir ihmalimiz yok. Ben 20 yıldır ilk kez böyle bir şey gördüm" diye konuştu.Toplantıda 'yaşam odası var mıydı yok muydu'
tartışması damgasını vurdu. Şirket yetkilileri tatmin edici bir yanıt veremedi, sinirler gerildi. Soma İşletmeleri Genel Müdürü Ramazan Doğru, “Yaşam odası kapatılmıştı.
Yenisi hazırlanıyordu” dedi. Doğru "Dumanın başlangıç noktası ile ulaşma noktası arası 5 dakika. Duman çok hızlı yayıldığı için arkadaşlarımızı kaybettik.
Doğru, "En son denetim mart ayında yapıldı. Denetçilerimiz Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na bağlıdır."

Olayda bir ihmallerinin olmadığını belirten firma sahibi Alp Gürkan, "Ama benim için geçerli olan bakanlık incelemesidir,
eğer inceleme bittiğinde bir ihmal ortaya çıkarsa takipçisi olacağız ve ihmali yapan cezasını çekecektir." dedi



Soma Holding'ten 'yaşam odası' itirafı


Gürkan'ın konuşmalarından satırbaşları şöyle:
 
Gürkan, "Ben şu anda 76 yaşında olan bir jeoloji mühendisiyim. 1984 senesinden itibaren Soma bölgesindeki küçük bir maden işletmesini alarak madenciliğe devam etme kararı aldım. Yaklaşık 30 sene zarfında küçük bir işletmeden 6 bin kişi civarında çalışanı olan büyük bir işletmeler grubuna dönüştük.

 
İŞTE YAŞAM ODASI İTİRAFI
http://www.milliyet.tv/video-izle/Soma-Holding--Yasam-odasi-yoktu-47oqFmXrrpiK.html

Madencilik hayatımda öncelikle önem verdiğim tek şey. Elde ettiğim gelirlerin tümünde işlettiğim madenlerin geliştirilmesinde, arkadaşlarımın hayat standartlarının yükseltilmesinde, her türlü kaza riskinin maksimuma indermek için harcadım.
Hayatımın en büyük ızdırabını yaşıyorum.
 
TRAFONUN PATLAMASI İMKANSIZ
Salı günü gelen habere inanamadım. Olması imkansız bir şeydi. 49 senelik hayatını maden işletmelerinde geçirmiş, bilfiil yeraltında çalışmış bir insan olarak böyle bir trafonun patlamış olmasının imkansızlığını düşünüyorum. Canım yanıyor, içim yanıyor. Konuşmam ve hafızam bulanıklık içinde.
 
FİRMA GENEL MÜDÜRÜ: BİZE GÖRE KÖMÜR KIZIŞMASI
Firmanın yetkilisi, olayın nasıl yaşandığı sorusu üzerine "Bu bilirkişi incelemesiyle ortaya çıkacak. Bizim görüşümüz şudur. Biz bunu şöyle düşünüyoruz. Tespit edilmesi mümkün olmayan, kömür içerisinde bir kızışma meydana geldi. Aşırı bir hava hızı var burada. Burada meydana gelen kızışmanın ani şekilde alevleri büyütmesiyle ilgili oldu. Trafoyla alakası yok. Trafo yangının başladığı yerden 1800 metre uzaklıkta" diye konuştu.
 
İŞLETME MÜDÜRÜ: BİZ DE ARAŞTIRIYORUZ
İşletme müdürü, mühendis Akın Çelik kendilerinin de olayı araştırdıklarını, 3 gündür madende olduklarını söyledi. Çelik, "Bizim burada 500 kişi alabilecek kadar sığınma odamız var" dedi. İşçilerin sığınma odasına neden ulaşamadığı sorusu üzerine Çelik, "Buradaki sıkıntı, olayın 3 dakika veya 5 dakika içinde gerçekleşmesi. Görüş mesafesi düştü" dedi. Çelik, olayın nedenini henüz kendilerinin de bilmediğini, o bölgeye ulaşamadıklarını aktardı.
 
BİZİM İHMALİMİZ YOK
Çelik, "Bu olayda hiçbir ihmalimiz yok. Hepimiz canla başla çalıştık. Ben 20 yıldır böyle bir şey görmedim" diye konuştu.
 
18 İŞÇİ VAR
Şirket yetkilileri "Ulaşılamayan 2 galeri var deniyor. 2 galeride olması muhtemel işçi sayısı 18" dedi, şu rakamları paylaştı: '787 işçi yer altındaydı. 363 kişi kendisi çıktı. 122 kişi hastaneye gönderildi. 284 ölü var. 18 kişi halen yer altında'
 
BİZDE TAŞERON UYGULAMASI YOKTUR
"15 yaşında çalışan" iddiasının doğru olmadığını, bahsedilen kişinin 19 yaşında olduğunu söyleyen şirket yetkilisi "Bizde taşeron yoktur" diye konuştu.
 
İÇERİYE TEMİZ HAVA VERİLMESİ
Firmanın işletme müdürü aşağıya temiz hava verilmesinin hata olup olmadığı sorusu üzerine şunları söyledi: "Biz temiz havayı insanların çıkış noktalarına verdik. Bu sayede 100 kişiyi çıkarttık. Ben de oradaydım."
 
EN İYİ SİSTEMLERİ GETİRDİK
Maden Sahibi Alp Gürkan konuştu: İşletmelerin büyük bir kısmına yürüyen ayak denilen sistem getirdik.  Buradaki işletmelerde büyük bir kar marjımızı yok. Kar en fazla yüzde 10-15 civardadır.
 
YAŞAM ODASI VAR MIYDI, YOK MUYDU?
Şirket yetkililerine ısrarla, "Sığınma odası var mıydı, sığınma odasında hiç işçi bulundu mu, sığınma odasında canlı işçi bulunma ihtimali var mı?" soruları soruldu. Ancak tatmin edici bir yanıt gelmedi.
 
500 KİŞİLİK KAÇIŞ ODAMIZ VAR
İşletme müdürü "Bizim A galerimizde de çıkış alanı var. Yangın nedeniyle insanlar 1 metre bile gidemedi. Kaçış noktamız var. İnsanlar direkt yukarı çıkabiliyor ama yangın bir anda oldu. Bizim 500 kişilik yaşam odamız vardı. Siz dışarı mı çıkmak istersiniz, beklemek mi isterseniz. Ana merkezde 500 kişilik yaşam odamız vardı. 2 bölgemizde var. Bir tanesini yukarı taşıdık. O yaşam odası kaçış noktasında orada beklemelerine bile gerek yoktur. Oraya gelen zaten dışarı çıkar" dedi.
 
YENİSİ YAPILIYORDU
Soma  İşletmeleri Genel Müdürü Ramazan Doğru, 2009'da işçilerin yoğunlukla çalıştığı merkeze 500 kişilik yaşam odası kurulduğunu, orada üretim bitince kaldırıldığını belirtti,  “Yaşam odası kapatılmıştı. Yenisi hazırlanıyordu” diye konuştu. Firma sahibi Alp Gürkan ise "Üst bölümde yoktu, alt bölümde de yeni yapılıyordu" diye konuştu. Gürkan, bu kaza 3 ya da 4 ay sonra olsaydı yaşam odalarının bitmiş olacağını söyledi.
 
ŞİRKET SAHİBİNE SORU: SİZİN YÜZÜNÜZDEN...
Firma sahibine bir gazeteci "Sizin firmanız yüzünden 3 günlük yas ilan edildi. Hepinizin mutlaka çoluk çocuğu var. Eve gidince başınızı yastığa rahat koyabiliyor musunuz. Atatürk'ün öldüğü 10 Kasım'dan itibaren Türkiye Cumhuriyeti Bayrağı hiç yarıya inmedi" sorusunu sordu. Şirket sahibi ise  "Ölümlerin bende yarattığı muazzam bir infial var. Burada şunları söylüyorum. Tamamen yasal olarak bir maden işletmesinde alınacak tüm tedbirleri aldık. Bu odalar 5 ay, 6 ay sürecek bir olaydı" diye konuştu.
 
DUMAN ÇOK HIZLI YAYILDI
Soma Maden Ocağı işletme Müdürü, Dumanın başlangıç noktası ile ulaşma noktası arası 5 dakika. Duman çok hızlı yayıldığı için arkadaşlarımızı kaybettik.
 
EN SON DENETİM MART AYINDA YAPILDI
 Soma İşletmeleri Genel Müdürü Ramazan Doğru, En son denetim mart ayında yapıldı. Denetçilerimiz Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na bağlıdır.
 
GEÇERLİ OLAN BAKANLIK İNCELEMESİ
 Olayda bir ihmallerinin olmadığını belirten firma sahibi Alp Gürkan, "Ama benim için geçerli olan bakanlık incelemesidir, eğer inceleme bittiğinde bir ihmal ortaya çıkarsa takipçisi olacağız ve ihmali yapan cezasını çekecektir." dedi
 
MADEN ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEK
Gazetecilerden gelen "Madenin çalışmaya devam edip etmeyeceği" sorusu üzerine firma sahibi Alp Gürkan,  "Alanın işletmesi bize ait değil. Tabiki tüm önlemler alındıktan sonra maden çalışmaya devam edecektir" dedi.





Habere gitmek için tıklayın
(http://s10.postimg.org/4eh68ouh1/logo4.png) (http://www.milliyet.com.tr/soma-holding-yonetim-kurulu-gundem-1883363/)


Konu Başlığı: Ynt: Türkiye'den Haberler
Gönderen: inci üzerinde 16 Mayıs, 2014, 17:05:14

Bakan Yıldız: İçerde 18 işçi var

(http://s30.postimg.org/utzo8kt69/24429192.jpg)
                                                                                                              16 Mayıs 2014
Bakan Yıldız: İçerde 18 işçi var

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Soma'daki madende 18 işçinin içeride kaldığını söyledi.
Yıldız, ''299-300-302 işçi kardeşimizi kaybetmiş olarak burayı kapatırız'' dedi.

Yıldız, şunları söyledi:
videoyu izlemek için tıklayınız (http://www.hurriyet.com.tr/gundem/26429447.asp)

19 AİLE MÜRACAAT ETTİ
Hızımızı yavaşlatan unsurlar var. En büyük hassasiyetimiz arama kurtarma ekiplerimizin zarar görmeden bu işlerini yapabilmeleri. Bu konuya daha fazla dikkat ediyoruz. Ailelerimizden müracaat edenler, 19 aile şu anda müracaat etti. İçeride yakınım oğlum var diye.

16 AİLEDEN DNA TESTİ ALINDI
DNA testi için 16 ailemizden DNA testi için de örnekler alındı. Adli Tıp Kurumu'nda da bunlar değerlendiriliyor.

İÇERDE 18 İŞÇİ VAR
Eşleştirmeler yapılacak. Bizim için söyleyebileceğimiz en önemli konu, speküle edilen, sayıyı vermekten kaçındığımız konu üzerinde, ailelerimizin başvuruları, özel şirketin dökümanları neticesinde, içerde 18 işçi kardeşimizin olduğunu görüyoruz. Bu 16’ya da düşebilir. Bu konuda ailelerimizin beyanlarına dikkat ederek bunu söylüyorum. Bazı işçilerimizin vardiyadan çıktıktan sonra kurtarma çalışmalarına girdiğini sanıyoruz. Biz bu maden kazasında 300 işçi kardeşimizi, 301 veya 299 civarında nihayetlendirebileceğimizi düşünüyoruz.

Bu sayıyı vermiyor oluşumuz daha hassas davranmak istediğimizden kaynaklanmıştır.


302 İŞÇİ KARDEŞİMİZİ KAYBETMİŞ OLARAK BURAYI KAPATIRIZ
Gerek sosyal medyada gerek bazı yerlerde çok speküle edildi. Bu rakamı şimdi telaffuz ediyoruz. Yer altında maden ocağında 18’den daha fazla olmamak kaydıyla işçi kardeşlerimizin bulunduğunu görüyoruz.

Ailenin beyanları, müracaatları, bizim şirketin verdiği personel dokümanlarından kaynaklanarak söylüyorum. Vardiya değişimlerinde tekrar içeri girenlerin olduğunu gördük. İki yada üç kişi tereddütlerimiz var. çalışmalar bittikten sonra tekrar aranacak. Ailenin müracaatlarına bakılacak. Üst sınırını en azından telaffuz etmiş olduk. Ümit ediyoruz ki inşallah daha altında çıkar. 299-300-302 işçi kardeşimizi kaybetmiş olarak burayı kapatırız diye düşünüyorum.


SORU-CEVAP

SORU: YANGIN SÖNDÜRÜLDÜ MÜ?
Bir yandan tahkimat yapılıyor. Bütün o tavanı, ahşapla, bazı çeliklerin eridiğini gördü arkadaşlar. Tavanı güçlendirecekler. Onun altından geçecekler, daha ileride bulunan işçi kardeşlerimizi alıp ocak dışına çıkartacaklar. İçerdeki karbonmonoksit seviyesinin biraz daha düştüğünü görüyoruz. Yangın bir miktar devam ediyor ama düşme eğilimi de var. yangının tamamen söndürülmesi için arkadaşlarımız zaman harcayacaklar.

Şu anda vardiyayla çalışan kurtarma ekibinin sıhhatini sağlığını dikkate almış bulunuyoruz.

Şu ana kadar müracaat etmemişlerdi, bugün müracaat edeceklerini düşünüyoruz. AFAD’a müracaat edenler, DNA testi de yan yana gelecek bugün onları teslim edeceğimizi düşünüyoruz.


SORU: ARAMA KURTARMADA KAÇ KİŞİ ÇALIŞIYOR?
530 tane arkadaşımız var kurtarma çalışmalarına katılan. Bunların hepsinin girmesi söz konusu değil. Yedişerli üçerli
Bazı kurtarma ekiplerinin iyi niyetle buraya geldiğini gördük. Ama madencilikle ilgili tecrübelerinin olmadığını biliyoruz. Bazı araçların da azaltılması talimatını verdim. Lojistikte bulunan ve başka ilden gelen ambulansı gönderdik. 76 civarındaydı bunu 35-36 ambulansa kadar indiriyoruz. Çünkü diğer illerdeki 112 işlemleri aksatmayalım diye.

SORU: KAYIT DIŞI İDDİALARI VAR…
Kayıt dışıları özel sektörle konuşursunuz, basın toplantısı düzenleyeceksiniz.

bu maden ocağına denetim ekiplerini sokamayız. Adli ve idari soruşturma başlatılmıştır. Bununla alakalı da kimsenin endişesi olmasın. Arkadaşlar bakın bu veballi bir iş. Hem dünyamızı hem ahiretimizi ilgilendiren bir iş. 300 civarında kardeşimizi kaybedeceğiz, bununla alakalı herhangi birine hatası varsa tahammülümüz olmaz. Bu vebale kimse de girmemeli. Arkadaşlarımı da bu manada uyardım.

Yüzlerce kişinin olduğunu bazıları iştahla söylüyor. Onları utanarak izliyorum. Bunu da onlara ithaf ediyorum.

SORU: Soma Holding müdürünün eşinin Manisa Ak Parti Meclis üyesi olduğu iddiaları var?
Bunu sorun. Özel sektörle görüşeceksiniz. Her bir şeyi sorabilirsiniz. Buna hiçbir konuyla gölge düşürmemeye çalışmak lazım. Siz bugün özel sektörün basın toplantısında istediğiniz soruları sorabilirsiniz.




Haber ve videosuna ulaşmak için tıklayın
(http://s28.postimg.org/fcn71l9zd/Ekran_Resmi_2014_02_25_16_04_53_png.jpg) (http://www.hurriyet.com.tr/gundem/26429447.asp)


Konu Başlığı: Ynt: Türkiye'den Haberler
Gönderen: inci üzerinde 16 Mayıs, 2014, 17:05:19
45 dakikalık gaz, 20 dakikada bitmiş!

(http://s1.postimg.org/65jcf6wi7/1400236664749.jpg)
                   16.05.2014  16:46

Soma'daki faciada yapılan otopsilerde kahreden detaylar ortaya çıktı.
Soma'da hayatını kaybeden işçilerin cesetleri üzerindeki incelemeler, yapılan teknik değerlendirmeler bambaşka gerçekleri de ortaya çıkardı. İşçilerin, bin 400 metre uzaklıkta meydana gelen yangının ardından maskelerini takarak hızla çıkışa doğru koştukları belirlendi. İşçilerin bu can pazarından kurtulma çabaları sırasında en büyük engeli, yoğun karbon monoksit gazının yanı sıra madenin girişten kısa bir süre sonra başlayan ve çıkmak için hiçbir teknik donanımın bulunmadığı eğimli ana giriş yolu oldu.

İşçilerin yüzde 13 eğimli bu yokuşu çıktıkları sırada, daha çok efor sarf ettikleri, bunun sonrasında da daha sık nefes alıp vermek zorunda kaldıkları saptandı. İşçilerin daha yoğun ve sık nefes alıp vermelerinin ise, işçileri yaşama bağlayan maskedeki gazın, 45 dakika yerine yaklaşık 20 dakikada bitmesine neden olduğu ileri sürüldü. Bu nedenle de şu ana kadar cesetleri çıkartılan işçilerin büyük bir bölümü, bu eğimdeki çıkış yolu üzerinde bulunarak çıkartıldı.

Madenin ilk girişinin yüzde 6.5 eğimde olduğu, ardından bu eğimin yüzde 13'e kadar çıktığı belirtildi. İşçilerin özellikle bu eğimden çıktıklarında, büyük bir efor sarf ettikleri, onların çıkışında yardımcı olarak bir teknik desteğin de bulunmadığı ileri sürüldü.


Habere gitmek için tıklayın
(http://s9.postimg.org/gg64pqht7/Ekran_Resmi_2014_04_15_21_42_59.png) (http://www.sabah.com.tr/Gundem/2014/05/16/45-dakikalik-gaz-20-dakikada-bitmis)


Konu Başlığı: Ynt: Türkiye'den Haberler
Gönderen: inci üzerinde 17 Mayıs, 2014, 22:05:17

17 gündür uyarıyordu: Felaket olacak


(http://s21.postimg.org/ra6o5qydz/fft22_mf2171529.jpg)
                                                                                                  Mayıs 17, 2014 |
Yürekleri dağlayan Soma faciasında kurtulan işçilerin anlattıkları
olayın ihmal zincirinin sonucunda faciaya dönüştüğünü ortaya koydu.



İşte, 140 kişinin bulunduğu H panosundan 6 arkadaşıyla kurtulan Mehmet Ali Dinçer’in anlattıkları:

Madende ölen teknisyen Ergün Sidal, kabloların yükü kaldıramadığını 17 gün önce tespit etti. Yönetimi her gün uyardı, “Burada büyük felaket olacak, kimse bunun altından kalkamaz.” dedi, dinletemedi. Olaydan 10 gün önce temiz hava veren fanlar bozuldu, oksijensiz kalan 4 işçi hastaneye kaldırıldı. İlk müdahale yanlış yapıldı, madene ilk giren yetkili, “Bunlar için yapacak bir şey yok.” dedi. Halbuki arkadaşların çoğu yaşıyordu, sadece bayılmışlardı. S panosundaki 140 kişi yanlış yönlendirildiği için öldü. Facia günü, bana ve yangından sağ kurtulan diğer arkadaşlara para teklif ettiler.

Zaman gazetesinden Burak Kılıç’ınhaberine göre: Manisa’nın Soma ilçesinde yaşanan maden faciasının sebeplerine dair tartışmalar sürerken, olayın elektrik aksamından çıkan yangından kaynaklandığı iddiasını güçlendirecek önemli bir bilgiye ulaşıldı. Patlamadan 6 arkadaşıyla kurtulan Mehmet Ali Dinçer’in verdiği bilgiye göre, olaydan 10 gün önce elektrikten kaynaklanan sorun sebebiyle fanlar bozuldu. Dinçer’in de aralarında olduğu 4 kişi zehirlenerek hastaneye kaldırıldı. Dinçer’in faciada hayatını kaybeden elektrik teknisyeni Ergün Sidal’la ilgili açıklamaları da hayli dikkat çekici. Dinçer’in verdiği bilgiye göre kabloların mevcut elektrik panolarının yükünü kaldıramadığını 17 gün önce tespit eden teknisyen Sidal’ın bütün uyarıları maden yöneticileri tarafından ciddiye alınmadı.

Soma Holding’e ait patlayan madende 9 yıldır çalışan Mehmet Ali Dinçer, madenden canlı çıkan sayılı isimlerden. Olay patlak verdiğinde ocağın en dip kısmındaki H panosunda 142 arkadaşıyla çalışıyordu. Saat 14.50’de yaşanan patlamanın ardından Dinçer, başından geçenleri an an şöyle anlattı: “Biz en alt galerideydik. Ekip şefi ‘Kablo patlamış, düzenli şekilde çıkışa yönelin.’ dedi. Yürümeye başladık. 10 dakika sonra bir patlama daha oldu. 2,5 kilometre yürüdük. Ana galeriye yaklaştık. Ama biz çıkışa ulaşamadan, yangının dumanı bize yetişti. Maskeleri taktık.”

ÖLECEĞİZ DİYE ABDEST ALDIK
“Girişte yangın olduğu için bir süre durduk. Ayak içi diye tabir edilen, kömürün çıkışa yönlendirildiği kısma geçip beklemeye başladık. Ama maskelerdeki oksijen tükendi. Bu sebeple dışarıdan içeriye temiz hava pompalayan sistemin borularını kırarak idareli şekilde nefes almaya çalıştık. Bazı arkadaşlarım oksijen bittiği için maskeleri çıkarıp attı. Ben atmadım. Delip açtığımız temiz hava borusu yetersiz kaldı. Çünkü maskeleri çıkaranlar zehirli havayı solumaya da başladı. 2 saat sonra 142 kişiden 100’ü zehirli havadan bayılıp kendinden geçmişti. Ölme ihtimalimiz güçlendiği için arkadaşlarla yerdeki su birikintisinden abdest aldık. Bir yandan da nefesimi hatta hareketlerimi bile en aza indirerek enerjimi verimli kullanmak istedim. 3 saat kımıldamadan bekledim. Çok az ve yavaş nefes alıyordum. Ancak öleceğiz endişesiyle sağa sola koşturanlar, nefeslerini daha hızlı tüketti. Saatler tükendikçe arkadaşlarım birer birer düştü.”

“Saatler geçtikçe 6 kişi kaldık. Saat 20.00 civarıydı. Eşim ve iki kızım aklıma geldi. Öleceksem de sonuna kadar direnmeye karar verdim. Ama bir süre sonra vücudum hareketsiz kaldığı için uyuşmaya başladı. Şuurumu kaybetmeye başlamıştım. 2-3 arkadaş yanıma gelip iyi misin anlamında işaret yaptılar. Kollarımdan tutup kaldırdılar. İçeriye temiz hava basıldığını anladım. Bu hava değişikliği bize ümit verdi. O an kurtulacağımıza inandım. Sonra yavaş yavaş yürümeye başladık. 50 metre yürüyüp sonra dinleniyorduk. Hepimize bir güç geldi. Madende havanın bir girişi bir de çıkışı var. Yukarıdan havanın geliş ve gidiş yönlerinin ters istikamete değiştirildiğini anladık. Girişe kadar yürüdük. Kirli havanın çıkması için yönlendirilen kısma yürüdük. Artık kurtulacağımızı biliyorduk. Gerisini hatırlamıyorum.”
 
‘Ölümüm bu madende olacak’ diyordu
Madende gerçekleşen patlama ve yangının sebebi konusunda Mehmet Ali Dinçer’in verdiği bilgiler çok ciddi. Yangında hayatını kaybeden elektrik teknisyeni arkadaşı Ergün Sidal’ın, madendeki elektrik aksamında sorunlar yaşandığını, kabloların trafoların yükünü çekemediği için sık sık arızalandığını faciadan önceki günlerde sürekli olarak gündeme getirdiğine dikkat çekiyor. Sidal’ın olaydan 17 gün önce durumun vahametini çözdüğünü ve maden yönetimine durumu anlatmak için gittiğini belirten Dinçer, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kablo tertibatının tamamen değişmesi gerektiğini söylüyordu. Her gün gidip, yönetime dil döktü, anlattı. Kavga etti. Ama bir türlü dinlemediler. Yönetime ‘Burada büyük felaket olacak, kimse bunun altından kalkamaz.’ diyordu. Bana da bir defasında, ‘Bir gün ölümüm bu madende olacak, buna yanıyorum.’ diye dertlenmişti. Sidal olayı çözdü; ama kimseye dinletemedi.”

Faciadan 10 gün önce oksijen miktarının azaldığı bir galeride 3 arkadaşıyla çalıştıklarını belirten Dinçer, “Önce fanlar tekledi. Sonra durdu. Biraz sonra yeniden çalıştı. Önemsemedim. Ancak yine durdu. Sonra gözümü hastanede açtım.” diyor. Fanlar arızalandığı için oksijensiz kalan Dinçer, Soma Devlet Hastanesi’ne, 3 arkadaşı da Bergama’daki hastaneye kaldırılmış. Dinçer, “Ben o zaman bunun elektrik sorunuyla bir ilgisinin bulunduğunu düşünmemiştim. Ama elektrik sisteminde sorun olduğu açık.” vurgusu yapıyor.

Birçok arkadaşım öldü sanılarak bırakıldı
Kazadan kurtulan işçi arkadaşlarıyla konuştuğunu kaydeden Dinçer, “S panosundaki 140 kişiden kurtulan olmadı. Onların yanlış yönlendirildiğini duydum. Onlara ‘geçici duman’ denilip geri gönderilmiş. Aslında biz daha dipteydik. Onların kurtulma ihtimali daha güçlüydü.” değerlendirmesi yapıyor. Dinçer’in verdiği bir bilgi ise skandalın boyutlarını gözler önüne seriyor. Faciaya ilk müdahalenin yanlış yapıldığını belirten Dinçer, kendilerinin kurtulduğu H galerisinde birçok arkadaşının öldü sanılarak bırakıldığını iddia ediyor: “Yangından sonra madene ilk giren yetkili, ‘Bunlar için yapacak bir şey yok.’ demiş. Halbuki arkadaşların çoğu yaşıyordu. Sadece bayılmışlardı. Eğer yangından sonra içeri ilk gelenler yanlarında gaz maskesi getirseydi birçok kişi şu an yaşıyordu.”

Firma yetkilisi gelip para teklif etti
Daha önce madende bulunan ve özelleşmeden sonra kaldırılan güvenli odada yedek gaz maskelerinin de bulunduğunu belirten Mehmet Ali Dinçer, “Güvenli odayı kaldırdılar. Maliyeti de insanlığı da düşürdüler. Bu bölge olsa tıpkı Şilili madenciler gibi herkes kurtulurdu. Çünkü birçok kişi gaz maskesi yetmediği için öldü.” diyor. Ölü sayısının saklanmasına da “Herkesin bildiğini milletten neden saklıyorlar?” diye tepki gösteriyor. Dinçer’in açıkladığı bir başka bilgi ise kan donduracak türden: “Madenden çıktığımda firmadan gelip bana 1000 lira vereceklerini söylediler. Bunca ölüm varken para konuşmalarına şaşırdım. Bu insanların bedeli ödenemez.”

Eşimle her gün helalleşiyordum, artık madene tövbe ettim
Mehmet Ali Dinçer’in evinde buruk bir sevinç var. Birçok arkadaşının evine ateş düşmüş çünkü. Dinçer’in eşi Şerife Dinçer, “Onu bize Allah bağışladı. Bunun başka bir açıklaması yok. Kızlarıma Allah acıdı.” diyor. Madencilik hayatının son 9 yılını Soma madeninde geçiren Dinçer, her sabah kızları Melek ve Melisa’yı öpüp eşiyle vedalaşarak işe gittiğini belirtiyor. Emekliliğine 3 yıl kaldığı halde işi bırakacağını söylüyor: “Ablam, maden patlayınca, benim için ‘kolu bacağı olmasın ama yeter ki canlı çıksın’ diye dua etmiş. Bu yükü kaldırmak artık mümkün değil. Madene tövbe ettim. Tazminatımı alıp işi bırakacağım. Bunun sonu yok.”


Haber ve görüntüler için tıklayın
(http://s4.postimg.org/w1pqyjyp5/Ekran_Resmi_2014_03_21_22_26_02_png.jpg) (http://sozcu.com.tr/2014/gundem/17-gundur-uyariyordu-felaket-olacak-511194/)


Konu Başlığı: Ynt: Türkiye'den Haberler
Gönderen: inci üzerinde 17 Mayıs, 2014, 22:05:25

17 gün önce kablolar dayanmaz uyarısı yapılmış!

(http://s29.postimg.org/fly1vtz9z/fft81_mf2178801.jpg)
                                                                                                              17/05/2014 17:12
Madenden 6 arkadaşıyla birlikte sağ kurtulan 39 yaşındaki Mehmet Ali Dinçer,
teknisyen arkadaşının "Kablolar dayanmaz" diyerek 17 gün önce vardiya amirlerini uyardığını
ancak dinletemediğini öne sürerek, "Dediği gibi de oldu, faciayla sonuçlandı" dedi.


MANİSA - Soma İlçesi’ndeki maden faciası andından cenazeler toprağa verilirken, bir yandan nedenleri konusunda tartışmalar sürüyor.
Arkadaşlarının kaybetttiği için yaşadığına sevinemediğini belirten 9 yıllık madenci Mehmet Ali Dinçer, mesaileri bitmek üzereyken vardiya amirlerinin yanına geldiğini anlatarak, "Ocakta patlama oldu sizleri güvenli bir bölgeye götüreceğiz" dediğini söyledi. Dinçer, şunları anlattı: "Yürümeye başladık. Ne kadar yürüdüğümüzü hatırlamıyorum. Belirli bir mesafeden sonra bulunduğumuz bölgeyi duman bastı. Yürüyemez olduk. Bunun üzerine kalın hava borularını testere ile kestik. Bu arada ne kadar zaman geçtiğini bilmiyorum, bu defa amirlerimiz, ’Mekanize denilen ayak içine gideceğiz orada temiz hava var’ dedi. Toplam 142 kişi oraya indik. Gerçekten de burada temiz hava vardı. Ama bir süre sonra o bölgeyi de duman bastı. Kimse hareket edemez oldu. Çoğu arkadaşım bayılmaya başladı. Bazı arkadaşlarım da dua edip, teyemmüm abdesti almaya başladı.


KORKUNÇ İTİRAF
İçimizden namaz kılmaya başlayan bile vardı. Acı feryatlar bağırışmalar vardı. İlk duman geldiğinde maskemi takmıştım. 45 dakika koruma özelliğine karşın, maskemi hiç çıkarmadım ’Ölürsem, maskeyle öleyim’ dedim. Maske burnumu acıtmaya başlayınca, 1.5 dakika kadar çıkardım. Bu kısa sürede aldığım zehirli hava içimi yakmaya başladı. Herkeste ’Burada öleceğim’ yönünde feryatlar vardı. Dua edenlerin sayısı artmıştı. Kimi anne babasına, kimi de çocuklarına kavuşmak için dua ediyordu. Bu arada birkaç vardiya amirinin bayıldığını gördüm. Bir ara üşümeye başladım, içeriye aşırı soğuk hava geldi. O an içeri temiz hava verilmeye başladığını anladım. Hava iyice soğumaya başladığında bir arkadaşımız yanıma gelip, ’İyi misin?’ işareti yaptı. İyi olduğumu söyleyince, ’Haydi çıkıyoruz o zaman’ dedi. 142 kişiden sadece 6 kişi kalmıştık. Yerdekilerin üstüne basa basa yukarı çıkmak zorunda kaldık. Biraz yukarı çıkınca yine daha önce boruları deldiğimiz yere ulaştık. 2 dakika burada kalıp, yine yürümeye başladık. ’Düz ayak’ dediğimiz yere geldiğimizde kurtulduğumuzu hissettim. O an, kendime ’Bu bölgede 3 gün de kalsak ölmeyiz’ dedim. Kurtulacağımıza inancım artmıştı. Öyle de oldu."


Mehmet Ali Dinçer, 6 yaşında Melek ve 3 yaşında Melisa isminde kızları bulunduğunu,
emeklliğine 3.5 yıl kalmasına rağmen tekrar madende çalışmayı düşünmediğini söyledi.

ELEKTRİK TEKNİKERİ UYARMIŞTI İDDİASI
Madendeki facianın nedeniyle ilgili iddiada bulunan Mehmet Ali Dinçer, şöyle devam etti: "Elektrik teknikeri arkadaşım Ergun Sidal, 17 gün önce vardiya amirlerine, ’Bu kablo panoyu taşımaz. Mutlaka bir arıza olacak ve faciayla sonuçlanacak’ dediğini duydum. Arkadaşım bize sürekli, ’Hepimizin ölümü burada olacak. Bir gün hepimizin buradan cenazesini çıkaracaklar’ duyordu. Dediği gibi de oldu. Facia ile sonuçlandı" dedi.

"CESETLERİN GÖMLEKLERİNE BAKIP, EŞİMİ ARADIM"
Şerife Dinçer ise olay günü saat 17.00 sıralarında eşinin bir arkadaşının telefon ettiğini belirterek şunları söyledi: "Eşimin telefonu evdeydi. Ben cevap verdim. ’Hastaneye çok ambulans geliyor, madende kaza olmuş. Bugün işe gitmedim. Senin bilgin var mı?’ diye sordu. Ben de bunun üzerine eşimin vardiya amirini aradım. Telefona cevap veren olmadı. Bunun üzerine işyeri telefonunu aradım. Buradan da cevap alamayınca. Soma Devlet Hastanesi’ne gittim. Eşimi tanıyabilmek için, gelen cenazelerin tek tek gömleklerine baktım. Ancak, aralarında eşim yoktu. Daha sonra Manisa’daki diğer hastanelere arkadaşlarımı yolladım. Ancak, oradan da bir şey çıkmadı. Umudumu yitirmişken bir arkadaşı madenden telefon edip, ’Yenge, gözünüz aydın eşiniz sağ salim kurtuldu’ dedi. O an dünyalar benim oldu. Eşimin kurtulmasına sevindim ancak bir o kadar da ölen arkadaşları için üzüntü duydum. Eşimin bir daha madende çalışmasını istemiyorum."      (dha/Cevdet ŞEN)



Haber sayfasına gitmek için tıklayın
(http://s27.postimg.org/pp0mmw8j3/Ekran_Resmi_2014_05_09_15_54_36.png) (http://www.radikal.com.tr/turkiye/17_gun_once_kablolar_dayanmaz_uyarisi_yapilmis-1192584)


Konu Başlığı: Ynt: Türkiye'den Haberler
Gönderen: inci üzerinde 17 Mayıs, 2014, 22:05:20

Rakamlar birbirini tutmuyor

(http://s2.postimg.org/p0z871tp5/rakamlar_650.jpg)
                                                                                                                          Mayıs 17, 2014 |

Soma’daki facianın yaşandığı ilk gününden şu saatlere kadar kaç işçinin hayatını kaybettiği hala tartışılıyor.
Resmi rakamlarla defin rakamları birbirini tutmuyor


Soma’da maden faciasının yaşandığı günden bu yana en çok konuşulan yaşamını yitiren işçi sayısının doğru verilip verilmediğiydi.

Bu çelişkiyi soruşturmak için İMC TV haber merkezi Soma’ya yakın il, ilçe ve belde belediyelerini aradı.

Soma’da yaşamını yitiren kaç işçinin defin işlemlerinin yapıldığını sordu. Sonuç: 321

Madenden kurtulan ya da kurtarma çalışmalarına katılan işçiler kendilerine uzatılan mikrofonlara ölü sayısının açıklananlardan fazla olduğunu söylüyor.

Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız son olarak madende hayatını kaybeden işçi sayısını 284 olarak açıklamıştı.

Bu çelişkili soruşturmak için İMC TV haber merkezi Soma’ya yakın il, ilçe ve belde belediyelerini aradı. Soma’da yaşamını yitiren kaç işçinin defin işlemlerinin yapıldığını sordu.

Türkiye genelinde ulaştığımız belediyelerde defin işlemleri yapılan toplam işçi sayısı 321.

Üstelik bu sayı sadece belediyelere bilgisi verilen ve defin kaydı resmi olarak tutulanları kapsıyor. Yani cenazesini köyünde gömmek ve işlemlerini köyünde yaptırmak istiyenler 321 rakamının içinde değil.

Bu toplam sayının merkezlere göre dağılımı da şöyle;

Manisa ilçelerinde yaşamını yitiren işçi sayısı 145.

Soma 104 sayısıyla acının en çok hissedilen yerlerinden biri.

Yine Balıkesir’de acı neredeyse tüm ilçelere yayılmış durumda.

Savaştepe 30 cenazesinin teslimini alırken, İvrindi’de 30 canın defin işlemi yapılmış.

İvrindi Belediyesi Başkan Yardımcısı’nın verdiği bilgiye göre 4 aile ise yakınlarından henüz haber alamadı.

İzmir’de 51, Kütahya’da ise 17 kişi yaşamını yitirdi.

Diğer illerde yaşamını yitiren maden işçilerinin sayısı da 23 olarak karşımıza çıkıyor.

Yani küçük bir araştırma ile Türkiye genelinde ulaştığımız yaşamını yitiren maden işçisi sayısı 321 olarak kayıtlarda görünüyor.

Dolayısıyla bu küçük araştırma bile açıklanmaya muhtaç bir farkı ortaya koyuyor.




Habere gitmek için tıklayın
(http://s4.postimg.org/w1pqyjyp5/Ekran_Resmi_2014_03_21_22_26_02_png.jpg) (http://sozcu.com.tr/2014/gundem/rakamlar-birbirini-tutmuyor-511106/)


Konu Başlığı: Ynt: Türkiye'den Haberler
Gönderen: inci üzerinde 17 Mayıs, 2014, 23:05:50

TTK ekibi: Kablolar kavrulmuş!

(http://s15.postimg.org/6fkzxssuz/fft86_mf2179370.jpg)
                                                                                                              17/05/2014 22:41
Soma'daki maden faciasında tahliye çalışmalarına katılan Türkiye Taşkömürü İşletmeleri 'nin (TTK) tahlisiye ekibi,
kurtarma çalışmaları sırasında madendeki tespitlerini canlı yayında paylaştı.


NTV'nin canlı yayınına katılan TTK ekibinden uzman madenciler, 301 madencinin hayatını kaybettiği maden faciasından yedi saat sonra olay yerine intikal ederek diğer tahlisiye ekipleriyle birlikte çalışmaya başladıklarını ve madenin işletme müdürünü canlı olarak kurtardıklarını açıkladılar. TTK ekibi, işletme müdürü Akın Bey'in kurtulmasının tamamen bir mucize olduğunu belirterek, kendisinin daha önce yapılan çalışmalarda kullanılan eski bir solunum cihazını kullanarak hayatta kalma şansını yükselttiğini ve bu sayede onu kurtarmayı başardıklarını kaydetti.

KRİTİK BİLGİLER VERDİLER
Tüm Türkiye 'den binlerce tahlisiyecinin beş günde çok büyük bir çaba göstererek çalıştığını belirten TTK ekibi, madendeki yangınla ilgili olarak ilgili kritik bilgiler verdi.
Ekip yangının alevli bir yangın olduğunu ve yangının etkisiyle ahşap tahkimatların kendini tutamadığını ve galeri tavanlarında göçükler meydana geldiğini belirtti. Üretim yapılan işletmenin kimi yerde çelik, kimi yerde beton tahkimat kullandığını belirten uzman ekip ayrıca kamuoyunda merak edilen kömür tozunun patladığı iddialarını da kesin bir şekilde yalanladı. TTK ekibi bu iddiayla ilgili olarak, “Kömür tozunun patlaması gibi bir şey yok. Yeraltında bu tür felaketler hiç bir ipucu bırakmaz. Yüzlerce metre alanı kaplar.” ifadesini kullandı.

ELEKTRİK KABLOLARI YANDI MI?
TTK ekibine olayın meydana geldiği gün ortaya atılan trafo patlaması ve elektrik kablolarının yandığı iddiası da soruldu. Uzman ekip çalışanları, ocakta TTK ile hemen hemen aynı malzemenin kullanıldığını belirterek yanmış elektrik kablosu görmediklerini belirttiler. Kabloların yanmaz malzemeden yapıldığını belirten ekip üyeleri yanmanın değil kablolarda kavrulmanın olduğunu kaydettiler.

MUCİZ E KURTULUŞ
Türkiye'nin en büyük kömür müessesesi TTK'nın 15 kişilik ekibi ayrıca başlarından geçen mucize bir kurtarma hikayesini şöyle anlattılar.

"TTK olarak tüm Türkiye'deki olaylara TTK tahlisiyeci gönderir. Zonguldak'ta bizim kendi ocağımızda çıkan bir olayda ocağı tamamen su basmış. İçeride bir işçinin kaldığını ve üzerinden beş gün geçtiğini bize söylediler. İşçinin mezarını falan kazmışlar, çıkarmak için ocağa girdik. Ocakta göçükle tavan arasında işçiyi boğazına kadar suyun içinde canlı olarak bulduk ve kurtardık. İşçinin çıktığında ilk kelimesi beni bırakıp kaçtılar oldu. Daha sonra psikolojik tedavi gördü ve düzeldi.

Soma faciasında madende bulunan işçileri toplu olarak bulduklarını belirten uzman ekip sözlerini "Üretim bölgelerinin tamamında cenazeler toplu halde bulundu. Tünelin ortasında yangın çıktığı için orda kalan insanlar etkileniyor. Patlamadan sonra mühendisler kendi canını feda ederek havalandırmanın yönünü değiştirerek müthiş bir iş yapmışlar. Bütün tahliye ekipleri böylesine büyük bir panoda tahliye gerçekleştirmesi büyük başarıdır” ifadelerini kullandı.


Haber sayfasına gitmek için tıklayın
(http://s27.postimg.org/pp0mmw8j3/Ekran_Resmi_2014_05_09_15_54_36.png) (http://www.radikal.com.tr/turkiye/ttknin_ekibi_somadaki_madeni_anlatti-1192633)


Konu Başlığı: Ynt: Türkiye'den Haberler
Gönderen: inci üzerinde 18 Mayıs, 2014, 00:05:28
AFAD sağ kurtulan 486 işçinin ismini yayımladı

Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı, Soma'daki maden faciasından sağ kurtarılan 486 işçinin ismini açıkladı.
Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), Soma'daki maden faciasından sağ kurtarılan 486 işçinin ismini açıkladı.

AFAD'ın internet sitesinde yayımlanan listeye göre,
kazadan sağ kurtarılan 486 işçinin isimleri şöyle:


Habere ve yayımlanan isimlere gitmek isterseniz tıklayın (http://www.milliyet.com.tr/afad-sag-kurtulan-486-iscinin-gundem-1884087/)

                    (http://s4.postimg.org/o6m5fufop/logo4.png)



Konu Başlığı: Ynt: Türkiye'den Haberler
Gönderen: inci üzerinde 24 Mayıs, 2014, 18:05:24
Ege Denizi’nde 6.5′lik deprem!

(http://s11.postimg.org/8hd2odnrn/KAPAK_DEPREM.jpg)
                                                                           Mayıs 24, 2014 |

Kandilli Rasathanesi'nin verilerine göre Gökçeada'nın batısında 6.5 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi.
Deprem İstanbul ve çevresi ile Antalya ve çevresi ile Bursa’dan da hissedildi.
Depremin hemen ardından İstanbul’da bazı cep telefonu şebekeleri arama yapmadı.
Yakınlarına cep telefonlarından aramak isteyen vatandaşlar zorluk yaşadı.

AFAD’A GÖRE 25 SARSINTI MEYDANA GELDİ
- Saat: 12.25, Büyüklük: 6.5, Merkez üssü: Ege Denizi

- Saat 12:31, Büyüklük: 5.3, Merkez üssü: Saros Körfezi

- Saat: 12.33- Büyüklük: 4.4, Merkez üssü: Saros Körfezi

- Saat: 12.40, Büyüklük: 3.8, Merkez üssü: Semadirek açıkları

- Saat: 12.42, Büyüklük: 3.4, Merkez üssü: Eceabat açıkları

- Saat: 12.48, Büyüklük: 3.1, Merkez üssü: Çanakkale Boğazı

- Saat: 12.48, Büyüklük: 3.6, Merkez üssü: Ege Denizi

- Saat: 12.54, Büyüklük: 3.5, Merkez üssü: Gökçeada açıkları

- Saat: 13.05, Büyüklük: 3.3, Merkez üssü: Gökçeada açıkları

- Saat: 13.05, Büyüklük: 3.4, Merkez üssü: Saros Körfezi

- Saat: 13.05, Büyüklük: 3.4, Merkez üssü: Gökçeada açıkları

- Saat: 13.05- Büyüklük: 3.4, Merkez üssü: Saros Körfezi

- Saat: 13.11, Büyüklük: 4.6, Merkez üssü: Eceabat açıkları

- Saat: 13.18, Büyüklük: 3.3, Merkez üssü: Gökçeada açıkları

- Saat: 13.31, Büyüklük: 3.3, Merkez üssü: Eceabat açıkları

- Saat: 13.35, Büyüklük: 4.3, Merkez üssü: Eceabat açıkları

- Saat: 13.45, Büyüklük: 3.0, Merkez üssü: Eceabat açıkları

- Saat: 13.50, Büyüklük: 3.1, Merkez üssü: Gökçeada açıkları

- Saat: 13.55, Büyüklük: 3.0, Merkez üssü: Gökçeada açıkları

- Saat: 14.17, Büyüklük: 3.3, Merkez üssü: Eceabat açıkları

- Saat: 14.18, Büyüklük: 4.0, Merkez üssü: Saros Körfezi

- Saat: 14.24, Büyüklük: 3.1, Merkez üssü: Eceabat açıkları

- Saat: 14.28, Büyüklük: 3.5, Merkez üssü: Saros Körfezi

- Saat: 14.33, Büyüklük: 4.5, Merkez üssü: Gökçeada açıkları

- Saat: 14.56, Büyüklük: 3.2, Merkez üssü: Ege Denizi

ÇANAKKALE VALİSİ: “CAN KAYBI YOK”
Çanakkale Valisi Ahmet Çınar, depremin 22 saniye kadar sürdüğünü ve ilde panik yarattığını söyledi. Vali Çınar, “Kaymakamlarla görüşmelerimiz yaptık. Kriz merkezi oluşturduk. Bütün bilgiler dahilinde can ve mal kaybı olmadığına yönelik bir durum var. Fakat bu deprem halidir, çürük ve dayanıksız yapılarda hasar meydana gelecektir. Birkaç vatandaşımızın panik yaparak atladığı için yaralananlar var. Kırıkları var. Kontrollerimiz hasar tespit çalışmalarımız sürüyor. Hava güzel ve insanlar dışarıdaydı. Acil bir durum yok. Panik havası da dağılacaktır. İnşallah can mal kaybı haberleri de gelmez” dedi.

ÇANAKKALE’DE BİNALARDA ÇATLAKLAR VAR
Gökçeada açıklarında meydana gelen depremde Gökçeada’da özellikle eski Rum evlerinde çatlak ve çatılarında göçmeler meydana geldiği öğrenildi. Bazı vatandaşların hafif yaralı olarak hastaneye kaldırıldığı belirtildi.
Çanakkale merkezde bazı binalarda çatlaklar oluştu. Depremin paniğiyle kendilerini dışarıya atanlardan yaralananlar olduğu, 15 kişinin hastaneye kaldırıldığı bildirildi. Çanakkale merkezde ilk belirlemeye göre yıkılan bina yok. Vatandaşların bilgi almak için telefonlara sarılması nedeniyle özellikle GSM hatlarına ulaşılamadı.
Çanakkale ilçelerinde de binalardan atlayıp yaralananlar olduğu öğrenildi. Çanakkale’nin Gelibolu, Lapkesi ilçelerinde de bazı eski binalarda çatlak olduğu, panikle kaçarken yaralananlar bulunduğu bildirildi.

GÖKÇEADA’DA KISMEN YIKILAN BİNALAR VAR
Çanakkale Saros Körfezi açıklarında meydana gelen depremin merkez üssüne en yakın yerleşim yeri olan Gökçada’nın Belediye Başkanı Ünal Çetin, adada kısmın yıkılan, zarar gören evler bulunduğunu, ancak can kaybı olmadığını söyledi. Başkan Çetin, “Münferit yaralanmalar var. İlk müdahaleler yapıldı. Yıkılan zarar gören evlerimiz var. Bu akşam itibarıyla kalınmasında sakınca görülen evler için önlem alıyoruz. Yaralılardan hayati tehlikesi olan yok. Şu an insanlarımız sokaklarda ve tedirgin” dedi.

ATLAYANLAR YARALANDI
Deprem sırasında paniğe kapılıp baygınlık geçiren ve pencerelerden atladıkları gerekçesiyle Çanakkale’de 30′a yakın kişi, Şarköy’de 5, Tekirdağ’da 4, Edirne’nin Keşan İlçesi’nde de 4 kişi yaralandı. Edirne’de inşaatın altında depreme yakalanan 1 kişi de başına tuğla düşmesi sonucu yaralandı.
Tekirdağ’ın Hayrabolu İlçesi’nde Huzurevi’nun duvarlarında da çatlaklar oluştu. Ayrıca Tekirdağ Selimiye Camii’nin minaresinin alem kısmı da yıkıldı.
Yalova’da da deprem sırasında dershanede bulunan ve kendini dışarı atan bazı öğrenciler baygınlık geçirince, kendilerine öğretmenleri müdahale etti. Yalovalılar depremin korkusu nedeniyle uzun süre ev ve işyerlerine giremediler.

DEPREM, KEŞAN’DA DA PANİK YARATTI
Deprem Edirne’nin Keşan İlçesi’nde de hissedildi.
Deprem esnasında vatandaşlar panikle kendilerini sokağa attı. Bazı vatandaşlar cep telefonlarıyla yakınlarını aramak isterken, bazıları ise korkudan gözyaşlarına boğuldu. Polis ekipleri şehir genelinde yaptıkları araştırmada herhangi bir can ve mal kaybının bulunmadığını bildirdi.

DEPREM BANDIRMA’DA KORKUTTU
Deprem, Balıkesir’in Bandırma, Erdek, Gönen, Manyas ve Marmara İlçesi’nde hissedildi. Sarsıntı ile bir çok vatandaş sokağa çıkmak zorunda kaldı. Sarsıntı yüzünden cep telefonları hatları kesilince, ilçe sakinlerin uzun süre yakınlarına ulaşmadı.

DEPREM BURSA’DA KORKU VE PANİK YARATTI
Deprem, Bursa ve ilçelerinde hissedildi. Deprem nedeniyle sokağa çıkan vatandaşlar, uzun süre ev ve işyerlerine giremediler.
Meydana gelen deprem, korku v epaniğe neden oldu. Bursa ve ilçelerinde hissedilen deprem nedeniyle sokağa kaçan vatandaşlar, uzun süre ev ve işyerlerine giremediler. Baygınlık geçiren bir çok kişi hastanelere kaldırılırken, hatların kesilmesi sonucu cep telefon görüşmneleri uzun süre yapılamadı.
Güvenlik birimleri deprem nedeniyle şu ana kadar her hangi bir can kaybının yaşanmadığını duyurdu.

YALOVA’DA DA DEPREM ÖĞRENCİLERİ BAYILTTI
Deprem, Yalova’da korku ve paniğe neden oldu. Deprem sırasında dershane de bulunan ve kendini dışarı atan bazı öğrenciler baygınlık geçirince kendilerine öğretmenleri müdahale etti.
17 Ağustos depreminde, 2 bin 504 kişinin öldüğü, 4 bin 505 kişinin yaralandığı, 33 bin 718 konut ve iş yerinin hasar gördüğü Yalova’da korku ve paniğe neden oldu. Depremi hisseden Yalovalılar, kendilerini dışarı attılar. Sarsıntı en fazla dershanelerde eğitim gören öğrencileri etkiledi. Dışarı çıkan bazı öğrenciler baygınlık geçirince kendilerine öğretmenleri ve vatandaşlar müdahale etti. Yalovalılar depremin korkusu nedeniyle uzun süre ev ve işyerlerine giremediler.
Yalova Emniyet Müdürlüğü sarsıntıda her hangi bir can kaybının yaşanmadığını açıkladı.

DEPREM HEYECAN YARATTI
Deprem Eskişehir, Kütahya ve Bilecik’te de hissedildi.
Eskişehir’de deprem panik ve heyacana neden oldu. Çok sıyada kişi ev ve işlerlerini terk ederek sokağa çıktı. Vatandaşlar uzun süre içeriye girmedi. Kütahya ve Bilecik’te de deprem heyecan yarattı. Bu iki kentte depremin ardından sokağa çıkanlar cep telefonlarıyla yakılarını arayıp iyi olup olmadıklarını öğrenmeye çalıştı.
Eskişehir, Kütahya ve Bilecik’te deprem nedeniyle şuana kadar can ve mal kaybının olmadığı bildirildi.

DEPREM KOCAELİ’DE DE HİSSEDİLDİ
İzmit kent merkezinde özellikle yüksek binalarda daha şiddetli hissedilen deprem nederniyle vatandaşlar korku içinde dışarı kaçtı.
İzmit kent merkezinde bulunan dersanelerdeki öğrenciler de panik içinde dışarı kaçarken, uzun süre içeriye girmediler. deprem nedeniyle birçok vatandaş da korkudan ev ve işyerlerine girmiyor.

AFAD’TAN AÇIKLAMA
24 Mayıs 2014 Cumartesi günü Ege Denizi Çanakkale’nin 90 km. açıklarında bir deprem meydana gelmiştir.

AFAD Türkiye Deprem Veri Merkezi’nden alınan verilere göre saat 12.25′ de meydana gelen, merkez üssü Ege Denizi Çanakkale’nin 90 km. açıkları olan depremin büyüklüğü Mw=6.5, şiddeti 7 ve derinliği 11.21 km. olarak gerçekleşmiştir.

Depreme en yakın yerleşim yeri Çanakkale’nin Gökçeada İlçesi Uğurlu Köyü’dür ve merkez üsse uzaklığı 34.71. km. dir.

Başta İstanbul olmak üzere Ege ve Marmara bölgelerinin büyük bir bölümünde şiddetli şekilde hissedilen depremde alınan ilk bilgilere göre Edirne ve Çanakkale’nin Gökçeada ilçesinde bazı evlerin çatılarında hasar meydana gelmiştir.

Çanakkale, Balıkesir, Edirne, Bursa, Kütahya, İzmir, İstanbul, Tekirdağ ve diğer civar il ve ilçelerle yapılan görüşmelerde herhangi bir can kaybı olmadığı bilgisi alınmış olup, 112 ve SAKOM’dan alınan ilk bilgilere göre deprem sonrası panikle balkondan atlayan bazı vatandaşlarımızda ufak çapta yaralanmalar meydana gelmiştir.

Söz konusu deprem sonrası büyüklükleri 3 ile 5.3 arasında değişen onlarca artçık şok yaşanmıştır. Bu artçı şoklar arasında büyüklüğü 5.3 ve 4.4, merkez üssü Saros körfezi yine büyüklüğü 4.6, merkez üssü Çanakkale Eceabat olan üç artçı depremde bulunmaktadır.

BALIKESİR’DE DEPREM KORKUTTU
KANDİLLİ Rasathanesi’nin verilerine göre Gökçeada’nın batısında 6.5 büyüklüğünde meydana gelen deprem Balıkesir’de de hissedildi. Vatandaşlar ev ve işyerlerini terkedip cadde ve sokaklara döküldü. Panikle sokağa çıkan vatandaşlar, ailelerine, yakınlarına bir şey olup olmadığını anlamak için cep telefonlarıyla haberleşti. Yoğunluk nedeniyle de kısa bir ara telefonlarda iletişim kesildi. Vatandaşlar, Marmara Depremi’nden sonra ilk kez bu kadar şiddetli bir deprem hissettiklerini, depremin uzun sürdüğünü ve bu nedenle korkup kendilerini dışarı attıklarını vurguladı. Balıkesir ve ilçelerinde ilk belirlemelere göre can ve mal kaybının olmadığı, araştırmaların sürdüğü belirtildi.

TOPLANTIDA DEPREM KORKUSU YAŞANDI
SOMA’da yaşanan maden faciasının ardından AFAD Genel Müdürlüğü’nün yaptığı çalışmalar hakkında bilgi almak ve bundan sonra yapılacak çalışmaların planını yapmak amacıyla Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam Manisa’ya geldi. Bakan İslam’ın kısa açıklamasının ardından konferans salonunda hissedilen deprem korkuya neden oldu.
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, Soma maden faciasında hayatını kaybeden maden işçilerini ailelerine taziye ziyaretinde bulunmak amacıyla Manisa’ya geldi. Bakan İslam ilk olarak AFAD Genel Müdürlüğü’nün Manisa Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğü Konferans Salonu’nda düzenlediği toplantıda Soma’da maden faciasının olduğu günden bu zamana kadar yapılanlar hakkında brifing aldı. Brifinge Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Müsteşarı Nesrin Avşar Çelik, AFAD Genel Müdürü Fuat Oktay, Manisa Valisi Abdurrahman Savaş ve AFAD İl Müdürü Bekir Şen de katıldı.
Bakan İslam, konferans salonunda basına kapalı olarak yapılan çalışmalar hakkında bilgi aldıktan sonra basına açıklama yaptı. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, AFAD Genel Müdürlüğü’ne bağlı ekiplerin Soma’da yaşanan maden faciasından bu zamana kadar başarılı bir çalışma yürüttüğünü dile getirdi. Bakan İslam, “Hadisenin ilk vuku bulduğu andan itibaren sahada olan ve bütün arka plan çalışmalarını, sosyal yardım, sosyo psikolojik çalışmalarını yürüten ekiple birlikte olduk. Onlarla beraber değerlendirme toplantısı yapıldı. Bu toplantıda Soma’da yaşanan maden faciasının başlangıcından bu zamana kadar yapılanları ve bundan sonra yapılacaklar hakkında yol haritası belirlenecek. Biliyorsunuz bütün faaliyetler AFAD şemsiyesi altında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın ana çözüm ortağı olarak yürütüldü. Arkadaşlarımızın gayet başarılı çalışmalar yaptı. Sahada herhangibir sorun oluşmadan bütün ailelerimize ulaşmak, bütün ailelerimizin yarasına ortak olmak, ihtiyaçları belirlemek ve acil ihtiyaçları gidermek noktasında olumlu faaliyetler yürütüldü. Bir yıl boyunca devam edecek, uzun soluklu bir rehabilitasyon çalışması olacak. Bundan sonraki tutumumuzu belirlemek için geniş kapsamlı bir toplantı yapılacak. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığımız Müsteşarı Nesrin Avşar Çelik toplantıya başkanlık yapacak. AFAD başkanımız toplantıda yer alacak. Çalışmalara katılan bütün arkadaşlarımıza, başkanlardan uzmanlara kadar teker teker teşekkür ediyorum” diye konuştu.
Bakan İslam’ın konuşmasının ardından merkez üssü Gökçeada’nın batısındaki 6.5 şiddetindeki deprem konferans salonunda da hissedildi. Brifinge katılan AFAD uzmanları ve ekipleri bir anda oturdukları yerin sallandığını belirterek, birkaç saniyeliğine panik yaşadı. Bakan İslam konuşmasının ardından hayatını kaybeden maden işçilerinin ailelerine taziye ziyaretinde bulunmak için Kırkağaç İlçesi’ne hareket etti.




Haberin kaynağına ulaşmak isterseniz tıklayın
(http://s14.postimg.org/yrn8chy8d/Ekran_Resmi_2014_03_21_22_26_02_png.jpg) (http://sozcu.com.tr/2014/gundem/ege-denizinde-6-5lik-deprem-516392/)